Son Konular

Makbul Kulluk nasıl olur

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan SoruCevap
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
S

SoruCevap

Makbul Kulluk nasıl olur

Mubarek EROL semerkand dergisi sohbeti:

Dilimizde bir deyim vardır: Ne ekersen onu bicersin İnsanoğlu, bu dunyada bir ciftci gibidir Omru de tarlasıdır Buyuklerimiz şoyle buyurmuşlardır:

Dunya hayatı sonbahara benzer Yani toprağa tohum atma zamanı, ekim zamanıdır Eğer sonbaharda tohum atmazsanız, ilkbaharda ekininiz yeşermez, yazın da urun elde edemezsiniz Oncelikle tohum atmak gerekiyor Bu tohumu atarken de Allahın rızasına niyet etmek lazımdır Eğer niyet sağlam olmazsa, amellerin karşılığı olmaz

Nasıl ki ciftciliğin bir usulu, sistemi vardır; kulluğun da bir adabı usulu vardır Ciftci yanlış zamanda eker, yanlış usulleri uygularsa, mahsul alamaz Aynı şekilde, kul da amel eder, calışır cabalar fakat usulune uygun yapmaz, gereken şartları yerine getirmezse kulluğu boşa gider

Bu dunyada ektiklerimizin boşa gitmemesi icin bazı şartları yerine getirmemiz gerekiyor Nitekim Cenabı Mevla kurban ibadetinden hareketle muberra kitabımız Kuranı Kerimde buyuruyor:

Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allaha ulaşacaktır Allaha ulaşacak olan ancak sizin Onun icin yaptığınız gosterişten uzak amel ve ibadettir (Hacc, 37)

Yine buyurmuştur:

De ki: Goğuslerinizin icinde olanı gizleseniz de, acıklasanız da Allah onu bilir (Ali İmran, 29)

Her iki ayeti kerime de niyetin onemine işaret ediyor Kulun oncelikle niyetini sağlam tutması gerekiyor Nitekim Efendimiz sav de buyurmuştur:

Ameller niyetlere goredir Herkese yalnız niyet ettiğinin karşılığı vardır (Buhari; Muslim)

Bir diğer hadisi şerif de şoyledir:

Allah sizin bedenlerinize ve dış gorunuşlerinize bakmaz Fakat kalplerinize ve yaptıklarınıza bakar (Muslim; İbn Mace)

Bunlara benzer ayet ve hadisler coktur Butun bunlardan cıkardığımız ders, kulun surekli olarak Allah rızasını hedeflemesi, ibadet ve taatini bu doğrultuda yerine getirmesi gerektiğidir Aslında musluman kimsenin butun hayatı, rızayı ilahi cevresinde şekillenmelidir Sadece yaptığımız ibadetler değil, gunluk hayatta yaptığımız, yapmadığımız her şey Allah icin olmalıdır

Fahri Kainat Efendimiz savin buyurduğu Allah icin sevmek, Allah icin buğzetmek, kızmak dusturu da işte bu noktaya dikkat cekmektedir

Niyetten sonra bir diğer şart da takvalı olmaktır Son asrın buyuk alimlerinden Omer Nasuhi Bilmen rha takvalı olmayı şoyle tarif eder:

Gunluk hayatta herkes kendini takva ehli, zahid, faziletli kimselerden sayabilir Fakat bu konuda sadece soz yeterli değildir, takvanın bir kısım belirtileri vardır Kendisinde bu belirtiler bulunmayan insan takva ehli sayılamaz Ozetlemek gerekirse insan, dilini gıybetten, kalbini kotu zandan korumalıdır İnsan kibirden, gururdan, başkaları ile alay etmekten, onu bunu kucuk gormekten cekinmelidir İnsan, yalan soylemekten, hainlikten, insanları kandırmaktan, kotu bidatlara yonelmekten sakınmalıdır Nihayet insan, butun haramlardan sakınmalı, butun ilahi emirlere itaat etmeye calışmalıdır

Bu sozlerden de anlaşıldığı uzere takvalı olmak kalp ile dış gorunuşun birbirine uyması, kişinin yuruduğu hedeften bir an bile sapmamasıdır Nitekim hikmet ehli zatlardan biri bu durumu cok guzel ifade etmiştir:

Her kim şu yedi şeyin yanında yedi şeyi terk ederse, yaptıklarından fayda gormez:

Allah Tealanın yasaklarından sakınmadan havf yani korku hali ile yaşamak Boyle bir kişi, Ben Allah Tealanın azabından korkuyorum! der ancak gunahlardan sakınmaz Onun icin bu adamın Ben Allahtan korkuyorum demesinin bir anlamı ve faydası yoktur

Devamlı reca, umit icerisindedir Allah Tealanın cennetini ve sevabını umit eder ancak fiiliyatta hicbir şey yapmaz Bu kişi, Ben ahirette Allah Tealanın bana sevap vereceğini umit ediyorum der, fakat bunu elde edebilmek icin hicbir salih amelde bulunmaz Bunun soylediklerinin de kendisine hicbir faydası yoktur

Amel etmek icin niyet eder ancak niyet ettiği şeye doğru bir yonelme yoktur Bu kişi kalben ibadet ve hayır işlemeye niyet eder, ancak niyet ettiği şeyi yapmaz Onun niyetinin de kendisine bir faydası yoktur

Dua eder durur, ancak isteklerinin gercekleşmesi icin hicbir caba gostermez Yani, Allah Tealadan kendisini hayırlı işler yapmaya muvaffak kılması icin dua eder, fakat duadan gayri hicbir cabada bulunmaz Onun yaptığı dua da kendisine bir fayda vermez Dualarının kabul olunması icin gayret gostermesi gerekir

Allah Tealaya gunahlarından dolayı istiğfar eder, ancak gercek manada pişmanlık duymaz Yani bu kimse devamlı Ya Rabbi, ben gunahlarımın bağışlanmasını diliyorum der fakat gercek manada pişmanlık duyup da gunahlardan el etek cekmez boylece onun yaptığı istiğfarın kendisine bir faydası olmaz

Amellerini devamlı acıkta, herkesin icinde yapar, tek başına kaldığında aynı gayreti gostermez Bu hal riyaya yakındır, bu hali ona fayda vermez

İhlas olmadan amel eder Yani amel ve ibadetlerini yerine getirmede cok calışır cabalar, ancak bunu yaparken Allah rızasını gozetmez Elbette ihlassız gayretler ona bir fayda sağlamaz

Dunya hayatı, bir kulluk mucadelesidir Bu mucadeleden başarıyla cıkmanın şartı da Allaha kulluk yapmaktır İşte niyet, ihlas, takva, mucahede gibi butun şartlar Allaha kulluğun olmazsa olmaz ozellikleridir Omrumuz elimize gecen ilk ve son fırsatımızdır Bu bilincle hareket edip, bu fırsatı heba etmeden calışıp cabalamak en akıl karı iş olacaktır

Rabbimizin tevfik ve inayetiyle
semerkand dergisi
 
S

Habibe Binti Cahş (r.a)

S

İsrafil Meleğin Gorevleri

  1. Konular

    1. 1.284.227
  2. Mesajlar

    1. 1.670.406
  3. Kullanıcılar

    1. 33.198
  4. Son üye

Geri
Üst Alt