Puan
113
Çözümler
4
- Konum
- Adana
- Mesajlar
- 342.538
- Katılım
- 27 Aralık 2022
- Çözümler
- 4
- Tepkime puanı
- 63
- Yaş
- 37
- Puan
- 113
- Web sitesi
- forumdaslar.com
- Tuttuğu Takım
-
Beşiktaş
- Meslek
- Webmaster
- @FORUMDASLAR
İletişim engelleri nedir?
İLETİŞİMDE ENGELLER
Anne babalar genellikle çocuklarını dinlediklerini düşünürler, oysa çocuk konuşurken sürekli ikaz, hatırlatma, önerilerde bulunma, fikir yürütme, yargılama gibi müdahalelerle çocuğu aslında dinlemezler. Sorunu olan veya kendinden bir şey anlatmaya çalışan bir kimseye uyarı, ikaz, yargılama gibi müdahaleler, konuşan kişinin susmasina veya kendini duyulmamiş hissederek küsmesine, içine kapanmasina neden olur. Bu gibi müdahalelere İLETİŞİM ENGELLERİ diyoruz. İletişim Engelleri 12 ana başlık altında toplanmıştır.
1- Emretme, yönetme
"yapman gerekir… yapacaksın" "yapmak zorundasın…"
Korku ya da aktif direnç yaratabilir.
Söylenenlerin tersini denemeye davet edebilir.
İsyankar davranışa ya da misillemeye yol açabilir.
2- Uyarma, tehdit etme (göz dağı verme)
"…yapamazsan ….olur." "Ya yaparsın yoksa…"
Korku, boyun eğme yaratabilir.
Söz konusu sonuçların gerçekten meydana gelip gelmeyeceğini denemeye yol açabilir.
Gücenme,kızgınlık isyankarlığa neden olabilir.
3- Ahlak dersi verme, vaaz etme
" yapmalıydın" "senin sorumluluğun" "…şöyle yapmak gerekir."
Zorunluluk ya da suçluluk duyguları yaratır.
Çocuğun durumunu daha şiddetle savunmasına yol açabilir.
4- Öğüt verme, çözüm getirme, fikir verme
"Ben olsam.." " Neden … yapmıyorsun" " Bence …" "Sana şunu önereyim"
Çocuğun kendi sorunlarını çözmekten aciz olduğunu ima eder.
Çocuğun sorununu bütünüyle düşünüp, değişik çözümler getirip seçenekleri denemesine engel olur.
Bağımlılık ya da direnme yaratabilir.
5- Mantık yoluyla inandırma, tartışma
"İşte bu nedenle hatalısın…" " Olaylar gösterir ki.." " Evet ama…" "Gerçek şu ki"
Savunucu tutumları ve karşı koymayı kışkırtır.
Çoğunlukla çocuğun aileyle iletişimi kesmesine ve artık dinlemesine yol açar.
Çocuğun kendini beceriksiz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir.
6- Yargılama, eleştirme, suçlama
"Olgunca düşünmüyorsun…" "Sen zaten tembelsin"
Yetersizlik, aptallık, yanlış değerlendirme anlamı taşır.
Çocuğun olumsuz bir yargıya hedef olma ya da azarlanma korkusuyla iletişimi kesmesine yol açar.
Genellikle çocuk yargı ve eleştirileri gerçek olarak algılar (" Ben kötüyüm" ) ya da karşılık verir. (" Siz de mükemmel değilsiniz.")
7- Övme, görüşüne katilma, teşhis koyma
"Çok güzel!.." "Haklısın, o öğretmen berbat birine benziyor." "Bence harika bir iş yapıyorsun"
Ailenin beklentilerinin çok yüksek olduğunu ima eder.
İstenilen davranışı yaptırabilmek için, söylenen içtenlikten yoksun bir manevra gibi algılanabilir.
Çocuğun öz imgesi (Kandini algılayışı ) ile övgü uygun değilse çcukta kaygı yaratabilir.
8- Ad takma, gülünç duruma düşürme
"Koca bebek…" "Hadi bakalım süpermen" " Geri zekalı" "Hadi sen de sulugöz"
Çocuğun kendisini değersiz hiseetmesine, sevilmediği kanısına varmasına yo açabilir.
Çocuğun öz imgersi üzerinde çok olumsuz etkileri olabilir.
Genellikle karşilik vermeyi iteler.
9- Tahlil etme, teşhis koyma
"Senin derdin nedir biliyor musun?" " Her halde çok yorgunsun" "Aslında sen öyle demek istemiyorsun"
Tehdit edici, tedirgin edici olabilir ve başarisizlik duygusunu uyandirabilir.
Çocuk kendini korumasız, kıstırılmış hisseder, kendisine inanılmadığı kanısına varabilir.
Çocuk yanlış anlaşılma endişesi ile iletişimi keser.
10- Güven verme, teskin, teselli etme
"Aldırma…Boşver, düzelir…" " Hadi biraz neşelen…" " Zamanla kendini daha iyi hissedersin"
Çocuğun kendisinin anlıaşılmamış hissetmesine neden olur.
Kızgınlık duyguları uyandırır.
Çocuk genellikle mesajı " Kendini kötü hiseetmen doğru değil" biçiminde algılar.
11- İncelemek, araştırmak, soruştıurmak
"Neden?.. Kim?… Sen ne yaptın?…Nasıl?…"
Soruları yanıtlamak genellikle eleştiri veya zorunlu çözüm getirdiğinden, çocuklar genellikle hayır demeye, yarı doğru yanıt vermeye, kaçamağa yönelir veya yalan söylerler.
Sorular genellikle soru soranın nereye varmak istediğini açıklamadığından , çocuk korku ve endişeye kapılabilir.
Ailenin endişelerinden dogan sorulara yanit vermeye çalişan çocuk kendi sorununu gözden kaçirabilir.
12- Konu değiştirme, işi alaya vurma, şaka yapma
"Daha güzel şeylerden konuşalim…" "Sen neden dünyayi yönetmiyorsun?"
Yaşamin güçlükleriyle savaşmak yerine , onlardan kaçinmak gerekli mesajini ima edebilir.
Çocuğa sorunların önemsiz, saçma saspan ve geçersiz olduğu anlamını verebilir.
Çocuk bir güçlükle karşilaştiginda açik davranmaktan çekinebilir.
İletişim engelleri, kendini anlatmaya çalışan çocuğa yardımcı olmadığı gibi, onun ileride sorunlarını da anlatamamasına, içine atmasına neden olur.
Kaynak: Haluk Yavuzer ve Ark. 2001. Ana-Baba Okulu. İstanbul: Remzi Kitabevi
İLETİŞİMDE ENGELLER
Anne babalar genellikle çocuklarını dinlediklerini düşünürler, oysa çocuk konuşurken sürekli ikaz, hatırlatma, önerilerde bulunma, fikir yürütme, yargılama gibi müdahalelerle çocuğu aslında dinlemezler. Sorunu olan veya kendinden bir şey anlatmaya çalışan bir kimseye uyarı, ikaz, yargılama gibi müdahaleler, konuşan kişinin susmasina veya kendini duyulmamiş hissederek küsmesine, içine kapanmasina neden olur. Bu gibi müdahalelere İLETİŞİM ENGELLERİ diyoruz. İletişim Engelleri 12 ana başlık altında toplanmıştır.
1- Emretme, yönetme
"yapman gerekir… yapacaksın" "yapmak zorundasın…"
Korku ya da aktif direnç yaratabilir.
Söylenenlerin tersini denemeye davet edebilir.
İsyankar davranışa ya da misillemeye yol açabilir.
2- Uyarma, tehdit etme (göz dağı verme)
"…yapamazsan ….olur." "Ya yaparsın yoksa…"
Korku, boyun eğme yaratabilir.
Söz konusu sonuçların gerçekten meydana gelip gelmeyeceğini denemeye yol açabilir.
Gücenme,kızgınlık isyankarlığa neden olabilir.
3- Ahlak dersi verme, vaaz etme
" yapmalıydın" "senin sorumluluğun" "…şöyle yapmak gerekir."
Zorunluluk ya da suçluluk duyguları yaratır.
Çocuğun durumunu daha şiddetle savunmasına yol açabilir.
4- Öğüt verme, çözüm getirme, fikir verme
"Ben olsam.." " Neden … yapmıyorsun" " Bence …" "Sana şunu önereyim"
Çocuğun kendi sorunlarını çözmekten aciz olduğunu ima eder.
Çocuğun sorununu bütünüyle düşünüp, değişik çözümler getirip seçenekleri denemesine engel olur.
Bağımlılık ya da direnme yaratabilir.
5- Mantık yoluyla inandırma, tartışma
"İşte bu nedenle hatalısın…" " Olaylar gösterir ki.." " Evet ama…" "Gerçek şu ki"
Savunucu tutumları ve karşı koymayı kışkırtır.
Çoğunlukla çocuğun aileyle iletişimi kesmesine ve artık dinlemesine yol açar.
Çocuğun kendini beceriksiz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir.
6- Yargılama, eleştirme, suçlama
"Olgunca düşünmüyorsun…" "Sen zaten tembelsin"
Yetersizlik, aptallık, yanlış değerlendirme anlamı taşır.
Çocuğun olumsuz bir yargıya hedef olma ya da azarlanma korkusuyla iletişimi kesmesine yol açar.
Genellikle çocuk yargı ve eleştirileri gerçek olarak algılar (" Ben kötüyüm" ) ya da karşılık verir. (" Siz de mükemmel değilsiniz.")
7- Övme, görüşüne katilma, teşhis koyma
"Çok güzel!.." "Haklısın, o öğretmen berbat birine benziyor." "Bence harika bir iş yapıyorsun"
Ailenin beklentilerinin çok yüksek olduğunu ima eder.
İstenilen davranışı yaptırabilmek için, söylenen içtenlikten yoksun bir manevra gibi algılanabilir.
Çocuğun öz imgesi (Kandini algılayışı ) ile övgü uygun değilse çcukta kaygı yaratabilir.
8- Ad takma, gülünç duruma düşürme
"Koca bebek…" "Hadi bakalım süpermen" " Geri zekalı" "Hadi sen de sulugöz"
Çocuğun kendisini değersiz hiseetmesine, sevilmediği kanısına varmasına yo açabilir.
Çocuğun öz imgersi üzerinde çok olumsuz etkileri olabilir.
Genellikle karşilik vermeyi iteler.
9- Tahlil etme, teşhis koyma
"Senin derdin nedir biliyor musun?" " Her halde çok yorgunsun" "Aslında sen öyle demek istemiyorsun"
Tehdit edici, tedirgin edici olabilir ve başarisizlik duygusunu uyandirabilir.
Çocuk kendini korumasız, kıstırılmış hisseder, kendisine inanılmadığı kanısına varabilir.
Çocuk yanlış anlaşılma endişesi ile iletişimi keser.
10- Güven verme, teskin, teselli etme
"Aldırma…Boşver, düzelir…" " Hadi biraz neşelen…" " Zamanla kendini daha iyi hissedersin"
Çocuğun kendisinin anlıaşılmamış hissetmesine neden olur.
Kızgınlık duyguları uyandırır.
Çocuk genellikle mesajı " Kendini kötü hiseetmen doğru değil" biçiminde algılar.
11- İncelemek, araştırmak, soruştıurmak
"Neden?.. Kim?… Sen ne yaptın?…Nasıl?…"
Soruları yanıtlamak genellikle eleştiri veya zorunlu çözüm getirdiğinden, çocuklar genellikle hayır demeye, yarı doğru yanıt vermeye, kaçamağa yönelir veya yalan söylerler.
Sorular genellikle soru soranın nereye varmak istediğini açıklamadığından , çocuk korku ve endişeye kapılabilir.
Ailenin endişelerinden dogan sorulara yanit vermeye çalişan çocuk kendi sorununu gözden kaçirabilir.
12- Konu değiştirme, işi alaya vurma, şaka yapma
"Daha güzel şeylerden konuşalim…" "Sen neden dünyayi yönetmiyorsun?"
Yaşamin güçlükleriyle savaşmak yerine , onlardan kaçinmak gerekli mesajini ima edebilir.
Çocuğa sorunların önemsiz, saçma saspan ve geçersiz olduğu anlamını verebilir.
Çocuk bir güçlükle karşilaştiginda açik davranmaktan çekinebilir.
İletişim engelleri, kendini anlatmaya çalışan çocuğa yardımcı olmadığı gibi, onun ileride sorunlarını da anlatamamasına, içine atmasına neden olur.
Kaynak: Haluk Yavuzer ve Ark. 2001. Ana-Baba Okulu. İstanbul: Remzi Kitabevi