haberci
Efsanevi Üye
Puan
38
Çözümler
0
Zamanın Fısıldadığı Sevda
Bir çınar vardı yılların yüküyle dolu,
Gölgesinde serinleyen nice güzel, yorgun kuşlar.
Yanı başında filizlenmiş genç bir fidan dururdu,
Sessizce dinlerdi çınarın hikayelerini, hayat pınarlarıyla dolu.
Gölgesinde serinleyen nice güzel, yorgun kuşlar.
Yanı başında filizlenmiş genç bir fidan dururdu,
Sessizce dinlerdi çınarın hikayelerini, hayat pınarlarıyla dolu.
Baharın taze nefesiyle başlardı söze çınar,
"Evlat," derdi, "Zamanı iyi bil, sabırla sarıl köklerine."
Fidan, başını kaldırıp güneşe uzanırken,
Bilgelik dolu yaprakların hışırtısını duyardı her defasında.
"Evlat," derdi, "Zamanı iyi bil, sabırla sarıl köklerine."
Fidan, başını kaldırıp güneşe uzanırken,
Bilgelik dolu yaprakların hışırtısını duyardı her defasında.
"Ey ulu çınar," dedi fidan bir gün, nazikçe,
"Nasıl dayanır insan bu rüzgâra, sağanağa?
"Çınar gülümsedi; "Rüzgâr, ruhumuzu yoğurur,
Her fırtına ardından doğar umut dolu sabahlar."
"Nasıl dayanır insan bu rüzgâra, sağanağa?
"Çınar gülümsedi; "Rüzgâr, ruhumuzu yoğurur,
Her fırtına ardından doğar umut dolu sabahlar."
Ve böylece, zamanın içinde bir dostluk büyüdü,
Yaşlı çınarın gölgesinde fidana aşkla dolu.
Geçmişin ve geleceğin ortak diliyle,
Fısıldadı birbirine, yaşanmışlık ve umut dolu.
Yaşlı çınarın gölgesinde fidana aşkla dolu.
Geçmişin ve geleceğin ortak diliyle,
Fısıldadı birbirine, yaşanmışlık ve umut dolu.