Son Konular

Yardımlaşma ile ilgili deyim var mı?

ZeberusZeberus is verified member.

(¯´•._.• Webmaster •._.•´¯)
Yönetici
Webmaster
Puan 113
Çözümler 4
Yardımlaşma ile ilgili deyim bulur musunuz?

Deyimler:

***yardımına koşmak
güç duruma düşene istekle yardım etmek.

***(bir işin veya bir şeyin) ucundan tutmak
1) bir şeyle meşgul olmak, katkı sağlamak, yardımcı olmak: "Ömür boyu hiçbir işin ucundan tutmamış insanlar için bile bir yaşlılık fonu düzenlenmiş." -H. Taner. 2) mec. bir işi yeterince ilgilenmeden, önemsemeden yapmak.

****(birinin) eli ayağı (olmak)
yardımcısı (olmak), her işine yarar (olmak).

****(birine) işi düşmek
birinin yardımına gereksinim duymak: "Ara sıra işim düşerek kalem odasına girdikçe ona nazik ve kibar bir arkadaş muamelesi ediyordum." -R. N. Güntekin.

***yardımda bulunmak
yardım etmek: "Mal sahibi Rafet Reis, ona epey yardımda bulunmuştu." -S. F. Abasıyanık.

***yardım görmek
destek elde etmek, bağış almak: "Oysaki yarım saat tek bir insandan, tek bir yerden yardım görmeksizin yaralı olduğu yerde kalmış." -N. Uygur.

***bel bağlamak
birisinin kendisine yardımcı olacağına inanmak, güvenmek: "Ne var ki böyle araçlara biz pek bel bağlayamayız." -T. Halman.

***(birinin) eline bakmak
1) bir kimsenin yardımıyla geçinmek: "Bir senedir burada oturuyorlar, o küçüğün eline bakıyorlar." -P. Safa. 2) "ne getirdi" diye gözlemek.

***destek görmek
yardım edilmek.

***destek olmak
güç sağlamak, yardımcı olmak: "Böyle zor bir zamanda, birbirinizi kırmak yerine destek olmalısınız." -A. Ümit.

***kendi kanatlarıyla uçmak
hiç kimsenin desteği veya yardımı olmaksızın yaşamak veya bir işi olumlu sonuca ulaştırmak: "Kendi kanatlarınla uçmayı öğreninceye dek yanından ayrılır mıyım senin yavrum?" -T. Oflazoğlu.

****elini uzatmak
yardım etmek: Kızılay, yoksullara elini uzatır.

***elinden tutmak
1) yardım etmek; 2) kayırmak.

***imdadına yetişmek (erişmek)
yardım etmek: "Hakkı Bey karısının imdadına erişti. Selma Hanım'ın müşkül bir vaziyette kaldığını hissederek söze karıştı." -Y. K. Karaosmanoğlu.

*** dokuz körün bir değneği
birçok kimsenin tek yardımcısı, tek dayanağı: "Dokuz körün bir değneği, işte bir kızımız var." -R. N. Güntekin.

****el uzatmak
1) birinden bir hakkı almaya kalkışmak: "Ne var ki niye bizim lokmamıza el uzatırlar?" -A. İlhan. 2) yardım etmek: "Sözü geçecek, en umulmadık bir zamanda kendine el uzatabilecek bir adam olmadığı nereden belli?" -R. N. Güntekin.

***medar olmak
yardımı, yararı dokunmak.

***eyvallah etmemek
birinden yardım istememek, gönül borcu olmamak, boyun eğmemek: "Ben kimseye eyvallah etmeyeceğim, dedi. Bir gece amcasının konağından kaçtı." -Ö. Seyfettin.

***yaralı parmağa işememek
tkz. en küçük bir yardımı bile esirgemek.

Atasözleri:

**** el el ile, değirmen yel ile
insanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.

****el eli yıkar, iki el yüzü
bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz, güçlenmiş olarak yardımlara koşar.

**** bir elin sesi çıkmaz – Bir elin nesi var iki elin sesi var
1) bir davanın bir kişi tarafından savunulması etkili ve yeterli değildir; 2) yardımlaşarak işler daha kolay başarılır.

***yalnız taş, duvar olmaz
nasıl bir tek taş ile duvar örülmezse insan da tek başına önemli bir işi başaramaz, başkalarıyla ilişki kurmak, işbirliği yapmak zorundadır.

****amcamla dayım, hepsinden aldım payım
yakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimse onlardan artık yeni bir istekte bulunamaz.

****dilenci bir olsa şekerle beslenir
yardım bekleyen bir tane olsa umduğundan aşırı şeyler verilerek sevindirilir ancak bunların sayısı çok olduğundan hepsine aynı cömertlik gösterilemez.

****dilenciye hıyar vermişler de eğri diye beğenmemiş
hem gereksinim duyduğu konuda yardım istiyor hem de yapılan yardımı küçümsüyor.

****el kazanı ile aş kaynamaz
önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir.

****elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz
kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir.

****elden vefa, zehirden şifa
zehirden şifa beklenilmeyeceği gibi yabancılardan da yardım ve iyilik beklenmez.

***evlenenle ev alana Allah yardım eder
evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir.

***her damardan kan alınmaz
herkesten yardım istenmez, istense de alınamaz.

****veren el, alandan üstündür
yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

****veren eli herkes öper
yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

***tırnağın varsa başını kaşı
hiç kimse başkasından yardım beklememeli; kendisinin olanakları varsa bir işe girişmeli, yoksa girişmemelidir.

*** imece günü bulutlu, görmeyene ne mutlu
zamanın elverişli olup olmadığına bakmadan yardıma gelenleri bulunan iş sahibine ne mutlu.

***kelin merhemi olsa başına sürer
kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

***kimseden kimseye hayır yok (gelmez)
insan, yapacağı işte başkasının yardımına güvenirse hayal kırıklığına uğrar.

***koy avucuma, koyayım avucuna
bize yardımda bulunan, yarar sağlayan kişiye biz de yardımda bulunur, yarar sağlarız.

***kul sıkışmayınca (daralmayınca, bunalmayınca) Hızır yetişmez
yardım hep en zor anda gelir.

***mum dibine ışık vermez
etkili kişi kendi yakınlarına yardımcı olamaz.

*** öksüz oğlan (çocuk) göbeğini kendi keser
koruyanı, yardım edeni bulunmayan kişi, işini kendi başına görmek zorunda kalır.
 
S

Alerjik Hastalığı Nedir?

S

Telefona Altyazı Nasıl İndirilir?

  1. Konular

    1. 1.284.248
  2. Mesajlar

    1. 1.670.715
  3. Kullanıcılar

    1. 33.207
  4. Son üye

Geri
Üst Alt