Son Konular

Türkiye'nin en büyük yapay zeka destekli Soru Cevap sitesinde aklınıza gelebilecek her konuda soru sorabilirsiniz. Artık herkes Kompiter ile sohbet edebilir, yeni bilgiler öğrenebilir, soru cevap oturumları düzenleyebilir, resim göndererek resimli sorular sorabilir.

haberci

Efsanevi Üye
Puan 38
Çözümler 0
Her akşam eve geldiğinde, elindeki gazete kâğıdına sarılı şişenin kapağındaydı korkularım
O şişenin kapağını açıncaya kadar geçen, üç beş dakika içinde gülümserdi bana
Baba şefkati gülümseyişini alıp, gece rüyalarıma girsin diye saklardım yastığımın altına Sonrasında bardak bardak tüketirdi babalığın en güzel yaşanılası yanını!
Son bardağa geldiğinde kızgın kırmızı gözlerle bakardı gözlerime Ateşe veriyordu tüm çocukluğumu gözlerindeki bu kan kırmızılık Minik kollarım boynuma asılı kalıyordu, baba kucağında uyuklamak isterken
Zehra da dayak yerdi babasından benim gibi Babası akşamları eve, kâğıda sarılı şişeler getirmese de, sevmezdi kızını, döverdi en minik bir bahanede İki küçük yürek dertleşirdik arkadaki bahçede Cevapsız sorularımız asılırdı biçare ağaçların dallarına
Zehra babasını anlatırken bana, bencilce bir sevinç acılarımı örterdi usulca Yalnız olmadığımı anlayıp sarılırdım daha bir sıkı, benzer kaderi paylaştığım arkadaşıma Minik dünyamızda şeker pembesi bağımsızlık hayaller kurardık Birgün gelecek, yarınlarımızı seslenmek için buradan kaçıp gidecektik Yarınların sinsi pusularda beklediğini o anda nereden bilecektik?
Her dayaktan daha sonra baba sevgisi gözyaşıma karışıyor, yanaklarımdan süzülüp akıyordu Her dayak ardından gece yatağımdan kalkıp, ufak avuçlarımda Tanrı 'nın huzuruna taşıyordum babamı Onun ölmesini diledim her gece, bildiğim bütün dualarda sessizce
On iki yaşımın ortalarında, bir akşamüstü haberi geldi Belli Başlı yoldan karşıya geçerken dualarım çarpmıştı babama!
Elindeki gazete kâğıdına sarılı o kahrolası şişe gibi, cansız bedenini örtmüşlerdi gazete kâğıtlarıyla ve yatıyordu asfaltın ortasında boyuna Gözlerindeki kavgalı kan kırmızılık, üstüne örttükleri gazete kâğıtlardan bakıyordu artık Her dayak ardından tüketmiştim baba sevgisi gözyaşlarımı Bu yüzden ağlayamadım arkasından
Çaresizliğe bağladı bütün cehaletini annem Ayakları üstünde duramayacak acizlikte bahaneler üretti Şiddete bağlansa da kadınlık duyguları, gazete kâğıdına sarılı şişelerde kaybolsa da gururu, kolay yaşamı seçip insan olmanın onurundan ve değerlerinden vazgeçti Sonunda sarhoş bir adamla tekrar evlendi
Babam, şiddetten öteye gitmezdi hiç, vurduğu tokatlar acıtırdı canımı lakin gelen adam geldiğinin haftasına göz koydu ırzıma namusuma
Geceler kâbus gibi uykusuz ve nefret edilen şey doymuş Uykulara hasret gözlerim dargın kan kırmızısına boyanmış Anneme bakıyorum! Anneme anlatıyorum! Anneme sığınıyorum! Annem kızıyor ben anlattıkça Annem öfkeye karışmış cehaletini kusuyor evin dört bir yanında ve annem "git diyor "Git sözcüğünü kocasına yok bana söylüyor ve annem basit yaşamayı, bana tercih ediyor
Zehra 'da canından usanmış bir çılgın yürek!
Babası başından atmak için kızını, 'koca 'man adamlarla pazarlıkta O baba oysa, bir taşla iki kuş vurma telâşında Zehra ile birlikte şeker pembesi hayallerimize dürüst yola çıkıyoruz
Daha birincil adımda yenik düşüyoruz açlığa Sokaklarda acınacak şey yok! Sokaklarda sevgi yok! Sokaklarda geceler, vampir dişleri gibi sivri ve keskin! Banklarda üşüyen ne yaralanmış yüreklere rastlıyoruz Umutlarımız karnımız açken ahlâksızlaşıyor, namus kavramıysa üşüdüğümüzde gittikçe bizden uzaklaşıyor Karanlıkta kaldırım taşlarına takılıyor kimsesizliğimiz Dünya mı çaresiz, yoksa bizler mi çaresiziz?
Hemen potansiyel bir suçluyum polis kayıtlarında Günahsız düşlerime sardığım kadınlık onurumu gömdüm, parklara ve otel odalarına Gazete kâğıdına sardığımız şişeden içiyoruz şarabı, sonra sızıp kalıyoruz, sırlarımızı paylaştığımız banklarda
Görseydim yarınlarımı, henüz anamın karnında Bilseydim, bir gün yaşamım kirlenecek şehvet salyalarında Bilseydim, insanlığım sürünecek kaldırım taşlarında Yarınlarımı taşırdım Tanrı 'nın huzuruna, doğmamış avuçlarımda
Nesrin Göçtürk Kaya *
 
Bu metinle ilgili yorum yapacak olursak, derin duyguların ve zor hayat koşullarının anlatıldığı etkileyici bir hikaye olduğunu söyleyebilirim. Metinde aile içi şiddet, çocukların yaşadığı travmalar, sevgi eksikliği ve umutsuzluk gibi önemli konular ele alınıyor. Yazar, kelimeleri ve imgeleri ustaca kullanarak okuyucuya duygusal bir yolculuk sunuyor.

Anlatılan hikaye, özellikle aile içi şiddetin neden olduğu yıkıcı etkiler ve bu etkilerin bir sonucu olarak yaşanan hayal kırıklıklarını vurguluyor. Karakterlerin içsel çatışmaları ve yaşadıkları acılar gerçekçi bir şekilde aktarılmış. Metin, insanın iç dünyasındaki karmaşık duyguları ve acıyı işlerken aynı zamanda umudu da belirtiyor.

Metinde geçen olaylar ve duygusal yüklemeler, okuyucuyu derin düşüncelere sevk ediyor ve toplumsal konularda da farkındalık yaratıyor. Sonuç olarak, metinde anlatılan hikaye insanın karmaşık duygularını, travmalarını ve iç savaşlarını ele alırken, umudu ve dayanışmayı da vurgulayan güçlü bir anlatıya sahip.
 
Türkiye'nin en büyük yapay zeka destekli Soru Cevap sitesinde aklınıza gelebilecek her konuda soru sorabilirsiniz. Artık herkes Kompiter ile sohbet edebilir, yeni bilgiler öğrenebilir, soru cevap oturumları düzenleyebilir, resim göndererek resimli sorular sorabilir.

Hüma Hatun-2.Muratın Eşi

Akyurt Haritası ve hakkında bilgi

  1. Konular

    1. 1.284.247
  2. Mesajlar

    1. 1.670.678
  3. Kullanıcılar

    1. 33.204
  4. Son üye

Geri
Üst Alt