S
SoruCevap
Kullanıcı Bilgileri
Anne olmak,
dünyaya bir can vermek,
onun giyiminden uykusuna,
mutluluğundan açlığına onu düşünmek
Onun için en iyi olanını istemek
Baba olmak,
çocuğuna güven vermek,
sevgi ve huzur kaynağı olmak
Annenin en önemli yardımcısı olmak
Niçin çocuk yaparız?
-bilmeden?? (çevre baskısı, herkes yaptığı için, plansız gebelik vs)
-meraktan (acaba benim çocuğum nasıl bir insan olacak?)
-yalnız kalmamak için
-öldükten sonra da var olmak için (neslin devamı)
Daha doğmadan
Her çocuk anne, baba ve yakın çevredekilerin zihinlerinde daha doğmadan yaşamaya başlar
Zihinlerde beklentiler, kaygılar, önyargılar aslında çoktan şekillenmiştir
Beklentiler, idealler
Zihinlerdeki bu tasarımları belirleyen en önemli etkenler belki de:
Kişinin kendi beklentileri, idealleri, yapmak isteyip yapamadıklarıdır
Ben kızıma mutlaka piyano dersi aldıracağım
Benim oğlum doktor olacak
Torunum kız olsa keşke
Ancak her çocuk bir sürprizdir
Çünkü biriciktir
İlk başlarda her şey yolundadır
Çünkü henüz konuşmuyor, yürümüyordur, ama
dünyanın en tatlı yaratığıdır
mükemmeldir
Ancak daha sonra
Çocuğunda bir özür ya da kronik hastalık olduğunu öğrendiklerinde yeni bir serüven başlar
Genellikle bu yolculuk güçlü duygular ve zor seçimleri de beraberinde getirir
Çok sayıda uzmanla ilişki kurmak, bilgi edinmek ve yardım almak gerekebilecektir
İlk başlarda ebeveyn oldukça yalnız ve çaresiz hisseder
Durumun ne olduğunu,
Nereden bilgi alacağını,
Kimden destek alması gerektiğini bilemez olur
Bir Örnek:
15 yaşına kadar E'de bir sorun yoktu Ancak, bu yaştan sonra oğlumda bazı farklılıklar görmeye başladım:
"15 yaşına geldiğinde E'nin konuşmaması beni rahatsız etti Seslendiğimde bana bakmıyordu, ama bir reklam müziği duyduğunda koşa koşa televizyonun başına gidiyordu Geceleri kâbus gibiydi Saat 0300'te uyanıyor, 0600'ya kadar birlikte oturuyorduk Gecemiz gündüz, gündüzümüz gece olmuştu Ama anlayamıyorduk, her şey normal geliyordu Çocuk doktoruna gittik Hemen çocuk psikiyatristine gitmemizi söyledi"
Çocuğumun zihinsel bir özre sahip olduğu söylendiğinde kendimi çok kötü hissettim Öyle karmakarışık duygular hissettim ki, tanıdan sonraki ilk günler için, kalbimdeki bir acı hissinden başka bir şey hatırlamıyorum
Başka bir anne:
Tanı söylendiğinde sanki başıma bir torba geçirilmiş gibi hissettim Duyamıyor, göremiyor, hissedemiyordum
Diğer bir ebeveyn:
çocuğumun zihinsel özrü olduğunu duyduğum anda sanki kalbime bir bıçak saplandı
İlk tepki: İNKAR
İnsanların kötü bir haber aldıklarında, (örneğin sevilen kişinin ölümü) ilk tepkileri inkardır Bu tepki bilerek/isteyerek değil, doğal olarak oluşur
Yok ölmüş olamaz,
yanlış bilgidir,
sanki ölmemiş gibi geliyor
Yani eğer ben bunu duymazsam, bu durum yok olabilir" anlamını taşımaktadır
Çocuklarına tanı konulduğunda ailenin ilk tepkisi duymazdan gelmektir
İkinci basamak: PAZARLIK
Tanı kabul edilir, ancak anne babalar:
Evet bizim çocuğumuzda bir özür var, eğer çok çabalarsam çocuğum tamamen düzelecek diye düşünürler
-doktor doktor dolaşma
-okul, eğitici, bakıcı değişiklikleri
-alternatif tedavi arayışları
Daha sonra: ÖFKE
Öfke çeşitli biçimlerde ve farklı hedeflere yönelik olabilir
Ebeveynler:
-birbirlerine
-diğer çocuklarına
-tedavi ekibine
-tanrıya, kadere
-çocuktaki soruna neden olduğunu varsaydığı bir olaya zaman zaman öfke hissederler
Sonra: Çöküntü-DEPRESYON
Zaman içinde değişimin arzu edilenden az olması,
Durumun belirli özelliklerinin değişmezliği,
Hayallerin yitirilmesine bağlı kayıp ve yas
Verilen uygunsuz tepkiler ve suçluluk hissi
Anne-babada küskünlüğe, yılgınlığa, isteksizliğe, ümitsizliğe yol açabilir
Tedaviyi zaman zaman yarım bırakmalar başlar
Önceki basamaklara dönüşler olabilir (inkar, pazarlık vs)
Ebeveynler psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyabilir
Son olarak: ALIŞMA-UYUM
Depresyon döneminin sonunda, yavaş yavaş gerçekçi bir kabullenme başlar
Olanaklar ölçüsünde tedaviye ve eğitime devam edilir
Ebeveyn kendi bireysel yaşamını sürdürmeye, kendi gereksinimlerini de fark etmeye ve karşılamaya başlar
Gerçekçi, sınırları belli bir umut ortamı içinde, çocuğun rutin ihtiyaçları belirli bir düzen içinde, ebeveynler ve diğer kişiler (ailenin diğer bireyleri, uzmanlar, öğretmenler, akrabalar, arkadaşlar, komşular vs) arasında işbirliği içinde karşılanır
Süreçte yaşanan duygular
İnkar
Öfke
Kayıp duygusu ve yas
Umut
Kabullenme
korku
Belirsizlik ve bilinmeyen en büyük korku kaynağı
Korkuya/kaygıya örnekler:
çocuğum 10 yaşına gelince, 20 yaşına gelince ne olacak?
bana bir şey olursa, ona kim bakacak?
okula gidebilecek mi?
evlenebilecek mi?
toplum bizi dışlar mı?
Korkular bazen insanı tamamen hareketsiz bırakabilir
suçluluk
Kendini suçlama:
Acaba bu duruma sebep olacak bir şey mi yaptım?
Acaba ben bir şey yüzünden cezalandırılıyor muyum?
Gebelikte kendime yeterince dikkat etmedim mi?
Çocuğuma hastalık genleri benden geçmiş olabilir
Başkasını suçlama:
Doğum doktorunun hatası bütün bunlar
Kocamın ailesinde de benzer sorun var, onun genleri yüzünden
Her kötü şey benim başıma gelir zaten
kafa karışıklığı
Olan biteni anlayamama
Bir türlü karar verememe
Uyku uyuyamama
Söylenen tıbbi terimleri yanlış anlama
Önerileri doğru bir şekilde akılda tutamama
Karmaşık duygular içinde olma
Duygularını adlandıramama
güçsüzlük- hayal kırıklığı
Bazı şeyleri değiştirememe
Beklentilerin, hayallerin gerçekleşmemesi
Aciz hissetme
Değer yargıların sorgulanması, değişmesi
( normal olan, güzel olan, iyi olan, başarılı olan, vs)
çocuğu reddetme
Başa çıkılamayan hayal kırıklığı duyguları bazen çocuğun kendi çocuğu değilmiş gibi algılanmasına yol açabilir
Bazen keşke ölmüş olsaydı diye düşünülebilir
Arkasından gelen suçluluk hissi nedeniyle bu duygu/düşünce genellikle bastırılır
Ancak, çok da normal olan bu duyguyu yeterince ifade etme fırsatı bulamama farkında olmaksızın çocuğun ihtiyaçlarını ihmal etmeye, ya da suçluluğu bastırmak için aşırı bir sevgi ve bağlılık göstermeye neden olabilir
Anne olmak,
dünyaya bir can vermek,
onun giyiminden uykusuna,
mutluluğundan açlığına onu düşünmek
Onun için en iyi olanını istemek
Baba olmak,
çocuğuna güven vermek,
sevgi ve huzur kaynağı olmak
Annenin en önemli yardımcısı olmak
Niçin çocuk yaparız?
-bilmeden?? (çevre baskısı, herkes yaptığı için, plansız gebelik vs)
-meraktan (acaba benim çocuğum nasıl bir insan olacak?)
-yalnız kalmamak için
-öldükten sonra da var olmak için (neslin devamı)
Daha doğmadan
Her çocuk anne, baba ve yakın çevredekilerin zihinlerinde daha doğmadan yaşamaya başlar
Zihinlerde beklentiler, kaygılar, önyargılar aslında çoktan şekillenmiştir
Beklentiler, idealler
Zihinlerdeki bu tasarımları belirleyen en önemli etkenler belki de:
Kişinin kendi beklentileri, idealleri, yapmak isteyip yapamadıklarıdır
Ben kızıma mutlaka piyano dersi aldıracağım
Benim oğlum doktor olacak
Torunum kız olsa keşke
Ancak her çocuk bir sürprizdir
Çünkü biriciktir
İlk başlarda her şey yolundadır
Çünkü henüz konuşmuyor, yürümüyordur, ama
dünyanın en tatlı yaratığıdır
mükemmeldir
Ancak daha sonra
Çocuğunda bir özür ya da kronik hastalık olduğunu öğrendiklerinde yeni bir serüven başlar
Genellikle bu yolculuk güçlü duygular ve zor seçimleri de beraberinde getirir
Çok sayıda uzmanla ilişki kurmak, bilgi edinmek ve yardım almak gerekebilecektir
İlk başlarda ebeveyn oldukça yalnız ve çaresiz hisseder
Durumun ne olduğunu,
Nereden bilgi alacağını,
Kimden destek alması gerektiğini bilemez olur
Bir Örnek:
15 yaşına kadar E'de bir sorun yoktu Ancak, bu yaştan sonra oğlumda bazı farklılıklar görmeye başladım:
"15 yaşına geldiğinde E'nin konuşmaması beni rahatsız etti Seslendiğimde bana bakmıyordu, ama bir reklam müziği duyduğunda koşa koşa televizyonun başına gidiyordu Geceleri kâbus gibiydi Saat 0300'te uyanıyor, 0600'ya kadar birlikte oturuyorduk Gecemiz gündüz, gündüzümüz gece olmuştu Ama anlayamıyorduk, her şey normal geliyordu Çocuk doktoruna gittik Hemen çocuk psikiyatristine gitmemizi söyledi"
Çocuğumun zihinsel bir özre sahip olduğu söylendiğinde kendimi çok kötü hissettim Öyle karmakarışık duygular hissettim ki, tanıdan sonraki ilk günler için, kalbimdeki bir acı hissinden başka bir şey hatırlamıyorum
Başka bir anne:
Tanı söylendiğinde sanki başıma bir torba geçirilmiş gibi hissettim Duyamıyor, göremiyor, hissedemiyordum
Diğer bir ebeveyn:
çocuğumun zihinsel özrü olduğunu duyduğum anda sanki kalbime bir bıçak saplandı
İlk tepki: İNKAR
İnsanların kötü bir haber aldıklarında, (örneğin sevilen kişinin ölümü) ilk tepkileri inkardır Bu tepki bilerek/isteyerek değil, doğal olarak oluşur
Yok ölmüş olamaz,
yanlış bilgidir,
sanki ölmemiş gibi geliyor
Yani eğer ben bunu duymazsam, bu durum yok olabilir" anlamını taşımaktadır
Çocuklarına tanı konulduğunda ailenin ilk tepkisi duymazdan gelmektir
İkinci basamak: PAZARLIK
Tanı kabul edilir, ancak anne babalar:
Evet bizim çocuğumuzda bir özür var, eğer çok çabalarsam çocuğum tamamen düzelecek diye düşünürler
-doktor doktor dolaşma
-okul, eğitici, bakıcı değişiklikleri
-alternatif tedavi arayışları
Daha sonra: ÖFKE
Öfke çeşitli biçimlerde ve farklı hedeflere yönelik olabilir
Ebeveynler:
-birbirlerine
-diğer çocuklarına
-tedavi ekibine
-tanrıya, kadere
-çocuktaki soruna neden olduğunu varsaydığı bir olaya zaman zaman öfke hissederler
Sonra: Çöküntü-DEPRESYON
Zaman içinde değişimin arzu edilenden az olması,
Durumun belirli özelliklerinin değişmezliği,
Hayallerin yitirilmesine bağlı kayıp ve yas
Verilen uygunsuz tepkiler ve suçluluk hissi
Anne-babada küskünlüğe, yılgınlığa, isteksizliğe, ümitsizliğe yol açabilir
Tedaviyi zaman zaman yarım bırakmalar başlar
Önceki basamaklara dönüşler olabilir (inkar, pazarlık vs)
Ebeveynler psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyabilir
Son olarak: ALIŞMA-UYUM
Depresyon döneminin sonunda, yavaş yavaş gerçekçi bir kabullenme başlar
Olanaklar ölçüsünde tedaviye ve eğitime devam edilir
Ebeveyn kendi bireysel yaşamını sürdürmeye, kendi gereksinimlerini de fark etmeye ve karşılamaya başlar
Gerçekçi, sınırları belli bir umut ortamı içinde, çocuğun rutin ihtiyaçları belirli bir düzen içinde, ebeveynler ve diğer kişiler (ailenin diğer bireyleri, uzmanlar, öğretmenler, akrabalar, arkadaşlar, komşular vs) arasında işbirliği içinde karşılanır
Süreçte yaşanan duygular
İnkar
Öfke
Kayıp duygusu ve yas
Umut
Kabullenme
korku
Belirsizlik ve bilinmeyen en büyük korku kaynağı
Korkuya/kaygıya örnekler:
çocuğum 10 yaşına gelince, 20 yaşına gelince ne olacak?
bana bir şey olursa, ona kim bakacak?
okula gidebilecek mi?
evlenebilecek mi?
toplum bizi dışlar mı?
Korkular bazen insanı tamamen hareketsiz bırakabilir
suçluluk
Kendini suçlama:
Acaba bu duruma sebep olacak bir şey mi yaptım?
Acaba ben bir şey yüzünden cezalandırılıyor muyum?
Gebelikte kendime yeterince dikkat etmedim mi?
Çocuğuma hastalık genleri benden geçmiş olabilir
Başkasını suçlama:
Doğum doktorunun hatası bütün bunlar
Kocamın ailesinde de benzer sorun var, onun genleri yüzünden
Her kötü şey benim başıma gelir zaten
kafa karışıklığı
Olan biteni anlayamama
Bir türlü karar verememe
Uyku uyuyamama
Söylenen tıbbi terimleri yanlış anlama
Önerileri doğru bir şekilde akılda tutamama
Karmaşık duygular içinde olma
Duygularını adlandıramama
güçsüzlük- hayal kırıklığı
Bazı şeyleri değiştirememe
Beklentilerin, hayallerin gerçekleşmemesi
Aciz hissetme
Değer yargıların sorgulanması, değişmesi
( normal olan, güzel olan, iyi olan, başarılı olan, vs)
çocuğu reddetme
Başa çıkılamayan hayal kırıklığı duyguları bazen çocuğun kendi çocuğu değilmiş gibi algılanmasına yol açabilir
Bazen keşke ölmüş olsaydı diye düşünülebilir
Arkasından gelen suçluluk hissi nedeniyle bu duygu/düşünce genellikle bastırılır
Ancak, çok da normal olan bu duyguyu yeterince ifade etme fırsatı bulamama farkında olmaksızın çocuğun ihtiyaçlarını ihmal etmeye, ya da suçluluğu bastırmak için aşırı bir sevgi ve bağlılık göstermeye neden olabilir