haberci
Efsanevi Üye
Puan
38
Çözümler
0
İnsanın Evrendeki Yeri nedir
İnsanın Evrendeki Yeri ve onemi
Bilinci itibariyle insanın, Evrendeki yeri ne? İnsan bilinciyle, evreni meydana getiren bilincin bağlantı noktası var mı, varsa ne şekilde?
Fizik bedenin yer ve zaman olarak evrende bir sınırı duşunulebilir Oysa, bilinc icin ne mekansal, ne de zamansal bir sınır tanıyamıyoruz Yani, bilinc, fizik evrenle kayıtlı bir yapı değil! Bu demek ki, bilince gore evren, yani bilincin kendi evreni, gozun evreniyle, gozle algıladığımız maddelerden oluşmuş yapıyla sınırlı değil O halde once, evrenin gercek yapısı hakkında duşunmemiz gerekiyor Nedir, evren, gercekte?
Hemen hatırlayalım Aslında bizim, evren diye isimlendirdiğimiz nesnelerden ibaret olan şu icinde olduğumuz yapı, sadece 5 duyumuzun duyarlılık kapasitesine gore algılayabildiğimiz bir kesittir Tum bu nesneler ve tum bu dunyamız, duyularımızın sınırları icerisinde kalan kesitsel yapıdır Duyularımızın duyarlılık sınırları dışında kalan yapıdan ise habersiziz Orneğin gozun algılayabildiği, gozun duyarlılık sınırları icerisinde kalan dalgaboyları, gercekte varolan sayısız dalgaboyları icerisinde cok cok kucuk bir kesittir Oyle ki, gozun tespit edebildiği ve şu anda gormekte olduğumuz nesneler, aslında, evrende varolan sayısız dalgaboyları, sayısız imajlar icerisinde, colde bir kum tanesi misali kadardır
Oysa, 5 duyu verilerinden yola cıkmak suretiyle, bilimsel veriler ışığında evrenin gercek yapısını duşuncemizle keşfetmeye başladığımızda, goruyoruz ki evren, gercekte icinde boşluğu olmayan tumel bir enerji kutlesi Orijinal yapıda oylesine bir butunsellik var ki, gozunuze gore, sizinle, şu anda elinizdeki bu sayfalar (veya ekran) arasında bir boşluk var gibi gorunse de, gercekte boyle bir boşluk yok! Cunku bu sayfalar da, ekran da, sizin bedeniniz de, aradaki hava da, sırf atomlardan oluşmaktadır ve atomsal duzeyde birbirleri arasında bir sınır, bir ayrılık yoktur
Eğer daha da ileri giderek evrenin atomaltı yapısını duşunmeye calışırsak, karşılaşacağımız sonuc, bolunup, parcalanması sozkonusu olmayan, salt bir enerji kutlesi olacaktır
Beş duyu evrenimizde algıladığımız kesitsel imajlardan yola cıkarak gorduk ki, evrenin orijinal yapısı butunsel bir enerji kutlesidir O halde duşunelim: Varolan herşey, bu evrensel enerjiden oluştuğuna gore, icinde yaşadığımız kesitte de gozlenen duzen, bu evrensel enerji boyutunda yururlukte olan bir duzendir Yani, bu evrensel enerji de, aynı zamanda, varolan duzeni yuruten evrensel bilinc orjinlidir
Evrenimizde varolan herşey, her an, her zerresinde Evrensel Bilincin hukumlerinin yururlukte olduğu, enerjiden oluşmuştur
İnsan bilincine gelince Evren tumel bir enerji yapı olduğuna gore ve evrende hukmu yurumekte olan Tek bir bilinc varolduğuna gore, hicbir insanın, hatta hicbir nesnenin orijinal bilinci, bu evrensel bilincten ayrı değildir Dolayısıyla insandaki bilinc, orjini itibariyle Evrensel Bilincle aynı ozden meydana gelmiştir ve dahi O'dur
Kendini tanımak gayesiyle varolmuş insana acılan ufuk burasıdır: Bilincini madde evrenin bağımlılıklarından soyut bir şekilde tanıyabilmek ve boylece kendini, zaman ve mekanla kayıtlı olmayan evrensel bilinc boyutunun değerleriyle bilmek Cunku, evreni meydana getiren O'na giden yegane yol, insanın kendi ozunden gecmektedir
Demek ki insan, evrendeki sayısız yıldızlardan biri cevresinde donen bir kutlenin uzerinde yaşayan, bedenden ibaret madde yapılı bir varlık değil; gercekte, Evreni meydana getiren BİLİNC ve GUC'un varlığıyla oluşmuş, tum evrensel sırları kendinde bulabilecek kapasitede varolmuş bir bilinc yapıdır Evren, bir galaksi veya bir insan bilinci aynı orijinlidir
Madde boyutundaki yaşamın terkedilmesiyle, kacınılmaz bir bicimde insan, kendisini bu orijinal bilinc boyutunun değerleriyle bulacaktır Ancak bu boyutu ne şekilde değerlendirebileceği, dunya yaşamındayken kendini tanıyabilmesi ve hazırlayabilmesi olcusunde olabilecektir
Bilinc, eğer kendi evreninin değerlerini ortaya koyabilirse, sınırsızlıkta her an yeni bir ozelliğini gozlemleyerek kendi sonsuzluğunu yaşayabilecektir İnsan icin en buyuk felaket ise, beş duyu verileriyle bloke olmuş bir bilincle, kendisini aynada gorduğu bir bedenden ibaret sanarak dunya yaşamının sona ermesidir
Sonsuzluğu yaşamak uzere varken, toplumsal şartlanmalar ve bedensel bağımlılıklardan kurtulamamış bir bilincle, yaşamın sonluluğa mahkum olması ne acıdır Eğer ifade etmek istediğimiz değer, zaman ve mekana bağlı olarak değişim gostermiyorsa, onun EVRENSEL oluşundan sozedebiliriz Aksi halde, şartlanma ve bağımlılıklar blokajından kurtulamamış, bilinc boyutunun sınırsız değerleriyle yaşamaktan uzak bir haldeyken, bireysel, gecici dunya değerleri icin sonsuz,veya evrenselgibi tanımlamaları kullanmakla, sadece kuru bir lakırdı etmiş oluruz
alıntı
İnsanın Evrendeki Yeri ve onemi
Bilinci itibariyle insanın, Evrendeki yeri ne? İnsan bilinciyle, evreni meydana getiren bilincin bağlantı noktası var mı, varsa ne şekilde?
Fizik bedenin yer ve zaman olarak evrende bir sınırı duşunulebilir Oysa, bilinc icin ne mekansal, ne de zamansal bir sınır tanıyamıyoruz Yani, bilinc, fizik evrenle kayıtlı bir yapı değil! Bu demek ki, bilince gore evren, yani bilincin kendi evreni, gozun evreniyle, gozle algıladığımız maddelerden oluşmuş yapıyla sınırlı değil O halde once, evrenin gercek yapısı hakkında duşunmemiz gerekiyor Nedir, evren, gercekte?
Hemen hatırlayalım Aslında bizim, evren diye isimlendirdiğimiz nesnelerden ibaret olan şu icinde olduğumuz yapı, sadece 5 duyumuzun duyarlılık kapasitesine gore algılayabildiğimiz bir kesittir Tum bu nesneler ve tum bu dunyamız, duyularımızın sınırları icerisinde kalan kesitsel yapıdır Duyularımızın duyarlılık sınırları dışında kalan yapıdan ise habersiziz Orneğin gozun algılayabildiği, gozun duyarlılık sınırları icerisinde kalan dalgaboyları, gercekte varolan sayısız dalgaboyları icerisinde cok cok kucuk bir kesittir Oyle ki, gozun tespit edebildiği ve şu anda gormekte olduğumuz nesneler, aslında, evrende varolan sayısız dalgaboyları, sayısız imajlar icerisinde, colde bir kum tanesi misali kadardır
Oysa, 5 duyu verilerinden yola cıkmak suretiyle, bilimsel veriler ışığında evrenin gercek yapısını duşuncemizle keşfetmeye başladığımızda, goruyoruz ki evren, gercekte icinde boşluğu olmayan tumel bir enerji kutlesi Orijinal yapıda oylesine bir butunsellik var ki, gozunuze gore, sizinle, şu anda elinizdeki bu sayfalar (veya ekran) arasında bir boşluk var gibi gorunse de, gercekte boyle bir boşluk yok! Cunku bu sayfalar da, ekran da, sizin bedeniniz de, aradaki hava da, sırf atomlardan oluşmaktadır ve atomsal duzeyde birbirleri arasında bir sınır, bir ayrılık yoktur
Eğer daha da ileri giderek evrenin atomaltı yapısını duşunmeye calışırsak, karşılaşacağımız sonuc, bolunup, parcalanması sozkonusu olmayan, salt bir enerji kutlesi olacaktır
Beş duyu evrenimizde algıladığımız kesitsel imajlardan yola cıkarak gorduk ki, evrenin orijinal yapısı butunsel bir enerji kutlesidir O halde duşunelim: Varolan herşey, bu evrensel enerjiden oluştuğuna gore, icinde yaşadığımız kesitte de gozlenen duzen, bu evrensel enerji boyutunda yururlukte olan bir duzendir Yani, bu evrensel enerji de, aynı zamanda, varolan duzeni yuruten evrensel bilinc orjinlidir
Evrenimizde varolan herşey, her an, her zerresinde Evrensel Bilincin hukumlerinin yururlukte olduğu, enerjiden oluşmuştur
İnsan bilincine gelince Evren tumel bir enerji yapı olduğuna gore ve evrende hukmu yurumekte olan Tek bir bilinc varolduğuna gore, hicbir insanın, hatta hicbir nesnenin orijinal bilinci, bu evrensel bilincten ayrı değildir Dolayısıyla insandaki bilinc, orjini itibariyle Evrensel Bilincle aynı ozden meydana gelmiştir ve dahi O'dur
Kendini tanımak gayesiyle varolmuş insana acılan ufuk burasıdır: Bilincini madde evrenin bağımlılıklarından soyut bir şekilde tanıyabilmek ve boylece kendini, zaman ve mekanla kayıtlı olmayan evrensel bilinc boyutunun değerleriyle bilmek Cunku, evreni meydana getiren O'na giden yegane yol, insanın kendi ozunden gecmektedir
Demek ki insan, evrendeki sayısız yıldızlardan biri cevresinde donen bir kutlenin uzerinde yaşayan, bedenden ibaret madde yapılı bir varlık değil; gercekte, Evreni meydana getiren BİLİNC ve GUC'un varlığıyla oluşmuş, tum evrensel sırları kendinde bulabilecek kapasitede varolmuş bir bilinc yapıdır Evren, bir galaksi veya bir insan bilinci aynı orijinlidir
Madde boyutundaki yaşamın terkedilmesiyle, kacınılmaz bir bicimde insan, kendisini bu orijinal bilinc boyutunun değerleriyle bulacaktır Ancak bu boyutu ne şekilde değerlendirebileceği, dunya yaşamındayken kendini tanıyabilmesi ve hazırlayabilmesi olcusunde olabilecektir
Bilinc, eğer kendi evreninin değerlerini ortaya koyabilirse, sınırsızlıkta her an yeni bir ozelliğini gozlemleyerek kendi sonsuzluğunu yaşayabilecektir İnsan icin en buyuk felaket ise, beş duyu verileriyle bloke olmuş bir bilincle, kendisini aynada gorduğu bir bedenden ibaret sanarak dunya yaşamının sona ermesidir
Sonsuzluğu yaşamak uzere varken, toplumsal şartlanmalar ve bedensel bağımlılıklardan kurtulamamış bir bilincle, yaşamın sonluluğa mahkum olması ne acıdır Eğer ifade etmek istediğimiz değer, zaman ve mekana bağlı olarak değişim gostermiyorsa, onun EVRENSEL oluşundan sozedebiliriz Aksi halde, şartlanma ve bağımlılıklar blokajından kurtulamamış, bilinc boyutunun sınırsız değerleriyle yaşamaktan uzak bir haldeyken, bireysel, gecici dunya değerleri icin sonsuz,veya evrenselgibi tanımlamaları kullanmakla, sadece kuru bir lakırdı etmiş oluruz
alıntı