haberci
Efsanevi Üye
Puan
38
Çözümler
0
Hayata Hep Guzel Bakmak
Hastanenin bir koğuşunda uc koturum bulunuyordu Bunlardan koğuşa ilk gelen pencerenin onune, ikincisi ortaya, ucuncusu ise kapı kenarına yatırılmıştı Ortadaki hasta iyimser bir adam olduğu icin neşeli konuşmalarıyla otekileri de eğlendiriyor ve kederlerini azaltmaya calışıyordu Soğuk bir kış gecesi, pencerenin yanındaki hasta oldu Onu kaldırdıktan sonra ortadaki hastayı pencerenin onune, kapının yanındakini de ortaya yatırarak, boşalan yere yeni bir hasta getirdiler Pencere onune alınan iyimser adam, dışarıda gorduklerini arkadaşlarına anlatmaya başladı
Yol kenarındaki parkı, dev cınar ağaclarını, cıvıldaşan kuşları, işlerine koşan insanları, neşeli cocukları ve karşı dağlardaki cicek dolu tarlaları uzun uzun anlatarak, caresiz durumdaki arkadaşlarını rahatlatıyordu Adam, kısa bir sure sonra, gelip gecenlere isimler takmaya başladı Oteki hastalar, artık sabah işe gidenlerin, seyyar satıcıların ve akşam vakti yorun argın eve donenlerin oykulerini dinleye dinleye, onları gozleri onunde canlandırabiliyorlardı
Kısa sure sonra hastanenin ruha ağırlık veren havası dağılmış ve bi r turlu gecmek bilmeyen can sıkıcı saatleri tatlı oykuler doldurmuştu Bir gun, ortadaki hastanın aklına bir fikir geldi Eğer pencerenin onundeki hastaya birşey olursa oraya kendisi gececek ve onun oykulerini dinlemektense, dışarıdaki renkli ve canlı yaşa m ı kendi gozleriyle gorecekti Bu duşunce, gunlerce kafasında yer etti Yattığı yerden hep bunu duşunuyor ve careler araştırıyordu Sonunda onu da buldu Pencerenin onundeki hastaya bazen kalp krizleri geliyordu Adam bu durumda komodinin uzerindeki ilacın a guclukle uzanıyor ve odada hastabakıcı olmadığından ilacı kendisi alıyordu
Bir gece, pencere onundeki hastaya yine bir kriz geldiğinde,
ortadaki hasta buyuk bir gayretle doğrularak, onun ilacını
deviriverdi Şişe yere duşmuş ve paramparca olmuştu Ertesi sabah, pencerenin onundeki hastayı olu buldular Ve onu kaldırdıktan sonra, ortada yatan hastayı cam kenarına gecirdiler Adam, goreceği manzaranın heyecanıyla dışarıya baktığında, beyninden vurulmuşa dondu Pencerenin birkac metre otesinde, simsiyah bir duvardan başka hicbir şey yoktu
Hastanenin bir koğuşunda uc koturum bulunuyordu Bunlardan koğuşa ilk gelen pencerenin onune, ikincisi ortaya, ucuncusu ise kapı kenarına yatırılmıştı Ortadaki hasta iyimser bir adam olduğu icin neşeli konuşmalarıyla otekileri de eğlendiriyor ve kederlerini azaltmaya calışıyordu Soğuk bir kış gecesi, pencerenin yanındaki hasta oldu Onu kaldırdıktan sonra ortadaki hastayı pencerenin onune, kapının yanındakini de ortaya yatırarak, boşalan yere yeni bir hasta getirdiler Pencere onune alınan iyimser adam, dışarıda gorduklerini arkadaşlarına anlatmaya başladı
Yol kenarındaki parkı, dev cınar ağaclarını, cıvıldaşan kuşları, işlerine koşan insanları, neşeli cocukları ve karşı dağlardaki cicek dolu tarlaları uzun uzun anlatarak, caresiz durumdaki arkadaşlarını rahatlatıyordu Adam, kısa bir sure sonra, gelip gecenlere isimler takmaya başladı Oteki hastalar, artık sabah işe gidenlerin, seyyar satıcıların ve akşam vakti yorun argın eve donenlerin oykulerini dinleye dinleye, onları gozleri onunde canlandırabiliyorlardı
Kısa sure sonra hastanenin ruha ağırlık veren havası dağılmış ve bi r turlu gecmek bilmeyen can sıkıcı saatleri tatlı oykuler doldurmuştu Bir gun, ortadaki hastanın aklına bir fikir geldi Eğer pencerenin onundeki hastaya birşey olursa oraya kendisi gececek ve onun oykulerini dinlemektense, dışarıdaki renkli ve canlı yaşa m ı kendi gozleriyle gorecekti Bu duşunce, gunlerce kafasında yer etti Yattığı yerden hep bunu duşunuyor ve careler araştırıyordu Sonunda onu da buldu Pencerenin onundeki hastaya bazen kalp krizleri geliyordu Adam bu durumda komodinin uzerindeki ilacın a guclukle uzanıyor ve odada hastabakıcı olmadığından ilacı kendisi alıyordu
Bir gece, pencere onundeki hastaya yine bir kriz geldiğinde,
ortadaki hasta buyuk bir gayretle doğrularak, onun ilacını
deviriverdi Şişe yere duşmuş ve paramparca olmuştu Ertesi sabah, pencerenin onundeki hastayı olu buldular Ve onu kaldırdıktan sonra, ortada yatan hastayı cam kenarına gecirdiler Adam, goreceği manzaranın heyecanıyla dışarıya baktığında, beyninden vurulmuşa dondu Pencerenin birkac metre otesinde, simsiyah bir duvardan başka hicbir şey yoktu