Son Konular

Hacı Arif Bey

ZeberusZeberus is verified member.

(¯´•._.• Webmaster •._.•´¯)
Yönetici
Webmaster
Puan 113
Çözümler 4
Hacı Arif Bey Biyografisi
19. yüzyılın en önemli Klasik Türk müziği bestekârlarından biri. Kürdîlihicazkâr makamı ile Müsemmen usulünü bulmuştur.
Hacı Arif Bey, 1831 yılında İstanbul'da doğmuştur. Asıl adı Mehmed Ârif'dir. Babası Ebûbekir Efendi, Eyüb Mahkemesi kâtiblerindendi. İlköğrenimi sırasında sesiyle dikkat çeken Hacı Arif Bey, Zekâi Dede Efendi ile besteci Eyyubî Mehmed Bey'den ders aldı. Zekâi Dede Efendi onu hocası Dede Efendi'yle tanıştırdı; musikiye karşı büyük yeteneği olduğunu Dede Efendi de görmüştü.
Çok geçmeden sesinin güzelliğini haber alan Sultan I. Abdülmecit Han onu 1854 yılında Muzika-yı Hümayun'a aldırdı. Küçük yaşlarda Müzika-i Hümâyûn'u bitiren Hacı Arif Bey, sarayda uzun yıllar görev yaptı. Sultan I. Abdülmecit'in takdirini kazandı. Sarayda besteci Haşim bey'den müzik öğrenmeye devam etti. Haşim Bey'den çok yararlandı, ondan yüzlerce eser öğrendi. Okuyuş üslubunu da ondan aldığı söylenir. En girift besteleri bir dinleyişte hatasız tekrarlaması ile dikkati çekti. Terbiye, nezaket ve kibarlığı ile sevgi topladı; daha 20'li yaşlarında iken Sultan I. Abdülmecit'in mabeyincisi oldu.
Haremi hümayun'daki cariyelere müzik hoca hocalığı yaptı. Hacı Arif Bey'in; olağanüstü güzelliğinden dolayı padişaha zevce olması beklenen 15 yaşlarında "Çeşm-i Dilber" adındaki Çerkez kızı ile kalbi bir ilgi kurması büyük dedikodu konusu oldu. Dedikodulara dayanamayan padişah, daha o yaşta Arif Bey'i 60 altın aylıkla emekliye sevk etmek zorunda kaldı. Ardından da padişah, Çeşm-i Dilber ile Hacı Arif Bey'i evlendirdi. Cemil ve Nebiye adını verdiği iki çocuğu oldu. Ama bu evlilik yürümedi. Çeşm-i Dilber, çocuklarını Arif Bey'e bırakarak bir tüccarla evlendi. Arif Bey, "Niçin terk eyleyip gittin a zalim", "Düşer mi şanına ey şeh-i hûban" dizeleriyle başlayan kürdilihicazkâr şarkılarını terk edilmenin acısı üzerine besteledi.
I. Abdülmecit birkaç yıl sonra Hacı Arif Bey'i affederek yine saray-ı hümayun'a getirdi. Mabeyincilik ve harem müzik öğretmenliği görevini yapmaya devam etti. Besteci Hacı Arif Bey, bu kez gene bir cariyeye, Zülf-i Nigâr Hanım'a âşık oldu. Bu olay Saray'da duyulur duyulmaz, I. Abdülmecit Han onları evlendirdi. Rabia adında bir kızı oldu. Zülf-i Nigâr'ın kısa bir süre sonra veremden ölmesi, besteciye yeni bir acı kaynağı oldu. "Olmaz ilaç sine-i sad pareme" ve "Kemer çehre peri rû tende cânımsın-Nigârım dilberim ruh-i revanım" şarkıları bu acının ürünleridir.
İkinci evliliği sırasında da Saray'dan ayrılan Hacı Arif Bey, eşi öldükten sonra yine Saray'a dönmek istiyordu. Ama 1861'de I. Abdülmecit Han ölmüş, yerine kardeşi Abdülaziz Han tahta çıkmıştı. Hacı Arif Bey, besteci Rıfat Bey'in yönetimindeki Saray Fasıl Topluluğu'na "serhanende" olarak alındı; ayrıca yine cariyelerin musiki hocalığıyla görevlendirmişti.
Arif Bey'in Saray'daki bu üçüncü görevi on yıl sürdü. Ününün artık doruğundaydı. İstanbul'un musiki çevrelerinde, konaklarda, özel meşkhanelerde yapılan musiki toplantılarında en çok aranan sanatçıydı.
Cariyelerin musiki hocalığı görevi onu daha önce iki kez evliliğe götürmüştü ve yine üçüncü kez de aynı sonucu verdi. Bu sefer II. Mahmut'un eşi ve Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Valide Sultan'ın nedimelerinden Nigârnik Hanım'a âşık oldu. Valide Sultan da çok beğendiği Hacı Arif Bey'in bu aşkına onay vermesi ile ve Padişah Abdülaziz'in onay vermesi ile evlilikle sonuçlandırıldı. Ancak yine 1871 yılında saraydan uzaklaştırıldı. Dört bin kuruş aylıkla emekli edilerek saraydan uzaklaştırıldı. Bunun üzerine Taşlık'taki konağını sattı; Zincirlikuyu'da satın aldığı çiftliğine çekilerek müntezi bir hayat sürmeye başladı. Bu sıralarda önce Devlet Şurası'nda (Danıştay) sonra Beykoz Aşar Müdürlüğü'nde beş yıl kadar devlet memurluğu yaptı. Arasıra saraya uğruyor, bazen ders veriyor. Sultan Aziz'e bestelerini sunuyor, bunlara büyük ihsanlarla karşılık veriliyordu.
Ömrünün sonuna kadar Nigârnik Hanım'la evli kalan Arif Bey 1871'de tekrar Saray'dan ayrıldı. Şura-yı Devlet'te, Beykoz Aşar Müdürlüğü'nde beş yıl memur olarak çalıştı.
Sultan Abdülaziz'in 30 Mayıs 1876 tarihindeki ölümünden sonra Muzika-yı Hümayun'da girişilen tasfiye sonucu Hacı Arif Bey de açığa alındı. V. Murat'ın üç aylık padişahlığından sonra Sultan Abdülhamit II Han tahta çıktı. Besteci uzun bir süre işsiz kaldı, geçim derdine düştü. Zincirlikuyu'da bir çiftlik evine çekilip çevreden koptu. Bu sırada 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı (93 Harbi) patlak verdi. Arif Bey savaş yıllarını çiftlikte geçim sıkıntısı içinde geçirdi.
Savaş bittikten sonra Osmanlı Sarayı bestecinin yokluğunu yeniden hissetmeye başladı. Arif Bey'in içinde bulunduğu durum Abdülhamit II Han'a iletildi. Bunun üzerine besteci yeniden Saray'da görevlendirildi. Hacı Arif Bey'in öğrencilerinden besteci Levon Hancıyan'ın anlattığına göre, Saray'a alınışı şöyle olmuştu: İran Şahı Nasıreddin, eserlerini çok beğendiği Arif Bey'i İran Sarayı'na davet eder, Padişah'tan da besteciye izin verilmesini rica eder. Türk Musikisi'nden öteki padişahlar kadar zevk duymamakla birlikte, Arif Bey'in şarkılarını seven Abdülhamit II, şaha bestecinin Saray'dan ayrıldığından haberi olmadığını söyler ve onu yeniden Saray'a aldırır. Arif Bey bu arada Şirazlı Hafız'ın bir gazelini besteleyerek, İstanbul'a gelen şaha sunar. Eseri çok beğenen şah, besteciyi bir nişanla ödüllendirir.
Muzika-yı Hümayun'da dördüncü kez görevlendirilen Arif Bey'e kolağası rütbesi verilir, ama bu ona göre küçük bir rütbedir. Arif Bey, önceki padişahlardan gördüğü ilgiyi Abdülhamit II'den göremediği vehmiyle huzursuz olur. Saray'ın eski canlı havası da kaybolmuştu; siyasi durum gittikçe gerginleşmekteydi. Abdülhamit II'den umduğu yakınlığı görmeyen besteci, kimi zaman Zincirlikuyu'daki eve çekilerek sade bir yaşayışın verebileceği mutluluğu aradı, kimi zaman da Padişah'la çatışmayı göze alan davranışlarda bulundu. Abdülhamit'in "Şu şarkıyı oku", diye verdiği bir emre karşı, önce hastayım deyip reddetmiş, ikinci defa gelen mabeyinciye, "Ben onun babasından çok saygı gördüm." Bana, "Şu şarkıyı oku" diye emir veremez. Sanatta padişah iradesi geçerli değildir. Cevabını vermesi üzerine, Saray'da hapsedildi. Elli gün sonra, nihavent makamındaki "Ahteri düşkün garibim, âşık-ı avareyim" şarkısını besteledi. İlk dizedeki "yıldız" anlamına gelen Farsça "ahter" kelimesi "talii düşkün" biçimine dönüştürülerek şarkı Abdülhamit II Han'ın huzurunda okundu. Eseri çok beğenen padişah, besteciyi bağışladı.
Türk Musiki'sinin en büyük bestecilerinden biri olan Hacı Arif Bey Klasik dönem bestecilerinin pek kullanmadıkları şarkı formuna yepyeni bir kimlik kazandırmış, bir şarkı bestecisi olarak yeni bir çığır açmıştır. Arif Bey'den sonra "şarkı", bestecilerin en çok işledikleri form olmuştur. Arif Bey klasik formlarda birkaç eser besteledikten sonra başarılı olamadığını görerek doğrudan doğruya şarkı besteciliğine yönelmiştir. Şarkılarında beste ile güfte tam bir bütünlük içindedir.
Kürdilihicazkâr makamını da Arif Bey oluşturmuştur. Sekiz zamanlı üç vuruşlu "müsemmen" usulü onun buluşudur.
Hacı Arif Bey bütünüyle Türk Musikisi'nin sözlü öğrenim geleneği içinde yetişmiş bir besteciydi. Nota bilmiyordu, herhangi bir saz da çalmazdı. Ama çok güçlü bir hafızası vardı, bini aşkın eser ezberindeydi. Çok iyi bir okuyucuydu.
Hacı Arif Bey'in bine yakın eser bestelediği söylense de sadece 337 parçası notalarıyla günümüze kalmıştır. Bunun 327'si şarkı, 10'u öteki formlardaki eserlerdir. Bu 10 eserin de altısı ilahi, biri tevşih, biri durak, biri beste, biri de yürük semaidir. Arif Bey 1873 yılında Mecmua-i Arifi adlı 600 sayfalık bir de güfte derlemesi yayınladı; bu derlemede sanatçının kendi şarkıları da vardır.
Hacı Arif Bey, 28 Haziran 1885 tarihinde 54 yaşında İstanbul'da kalp krizi sonucu ölmüştür. Yahya Efendi Dergâhı mezarlığına gömüldü.

Hacı Arif Bey'in Bazı Eserleri: * Olmaz ilâç sine-i sad pâreme * Kemer çehre peri rû tende cânımsın-Nigârım dilberim ruh-i revanım * Bakmıyor çeşm-i siyah feryâde * Vücud ikliminin sultanı sensin * Meyhanemi bu, bezm-i tarahhane-i cem mi * Çekme elem-i derdini bu dehr-i fenanın * Deva yokmuş neden bimarı aşka * Geçti zahm-i tîri hicrin ta dil-i naşadıma * İltimas etmeye yâre varınız * Gözümden gitmiyor bir dem hayalin * Kanlar döküyor derdin ile dide-i giryan * Hâtırımdan çıkmaz asla ahd u peymânın senin * Sayd eyledi bu gönlümü bir gözleri âhû * Gurub etti güneş dünya karardı * Çözülme zülfüme ey dil rüba, dil bağlayanlardan * Ben buy-i vefa bekler iken sûy-i çemende * Humarı yok bozulmaz meclis-i meyhane-i aşkın * a sühanimle * Bir halet ile süzdü yine çeşmini dildar * Esti nesîm-i nevbahar açıldı güller suhh dem * Mükedder derd-i pey-der peyle şimdi * Kurdu meclis, âşıkan meyhanede * Bülbül yetişir bağrımı hûn etti figanın * Nigâh-ı mestine canlar dayanmaz * Zahir-i hale bakıp etme dahil bir ferdi
Hacı Arif Bey'in Eserleri : Acemaşiran-Nazırın gelmemiş asla cihane Acembuselik-Ne yapsam ol cefakare Bayati-Gamınla dilfikar olsun Bayatiaraban-Gönlüm aldın gösterip ruyi vefa Bayatiaraban-Gönlümün hayli perişan Bayatiaraban-Lutfunu kestin a zalim aşıkı biçareden Bestenigar-Aldın felek sen mihri cemali Bestenigar-Cihan kam almada devrinde Bestenigar-Çok gördü felek şimdi beni bezmi civanda Buselik-Suzişi sinem değil kar etmeyen Evcara-Olup aşkınla avare Ferahnak-Gördüm seni ey şuhi şen Ferahnak-Milki millet şemsi adlinden senin Hicaz-Ah eylediğim servi hiramanın içindir Hicaz-Aman dağlar canım dağlar Hicaz-Aşkınla senin sevdiceğim zaru zebunum Hicaz-Bak ne hale koydu bu bahtı siyah Hicaz-Canım dağlar kuzum dağlar Hicaz-Efzun oluyor günden güne bu mali melalim Hicaz-Eh dil ne bitmez bu ahu vahın Hicaz-Eşk ile tahmir olunmuş ehli aşkin mayesi Hicaz-Ey gonca dehen şerbetine canımı kandır Hicaz-Görmez oldum sevdiğim sen mahımı Hicaz-Kamer çehre peri ru tende canım Hicaz-Kudretin kafi değildir suzi ahu zarıma Hicaz-Kurbanın olam ey afeti can Hicaz-Kurdu meclis aşıkan mey hanede Hicaz-Makdemin üftadeler eyler emel Hicaz-Meyle teşkin eyle saki Hicaz-Narı camzuzi derunum dağlara dağlar açar Hicaz-Ne kara günlere kaldım Hicaz-Sayd eyledi bu gönlümü bir gözleri ahu Hicaz-Senin aşıkların kılmaz nazar Hicaz-Sonbaharın zevki hoştur Hicaz-Tasdi edeyim yari birazda suhanimle Hicaz-Yad ederken yar kamı vuslatı Hicaz-Yine vazı felekden mi şikayet Hicazkar-Açıl ey goncei sad berg yaraşır Hicazkar-Aldı gönlüm fend ile bir fitnekar Hicazkar-Bir halet ile süzdü yine çeşmini dildar Hicazkar-Daima feryadu efgandır gönül Hicazkar-Dilerim zülfüne berdar olayım Hicazkar-Firakı yar ile her dem rencidedir gönlüm Hicazkar-Güldü açıldı yine gül yüzlü yar Hicazkar-Nevruzu bahar oldu yine ey güli handan Hicazkar-Sevdim yine bir nevcivan Hicazkar-Söyle derunundaki zarım gönül Hüseyni-Bana lutf eyler iken sen Hüseyni-Mahzeni esrarı şahı mürtezasın ya hüseyn Hüseyni-Mihneti aşka deva asan değil Hüzzam-Bahar oldu sular akar çayıra Hüzzam-Bir gün beni dildar acaba şad edecek mi Hüzzam-Güzel gün göremedi avare gönlüm Hüzzam-Hali dilizarımı duysa cihan Hüzzam-İftirakın urdu zahmi bu dili sad pareye Hüzzam İlahi-Kurratül ayni habibi Hüzzam-İstanbul Türküsü Hüzzam-Meftun olalı sen şehi hubanı cihana Hüzzam-Talat eyler mi diye meh şuyi kağıthaneden Hüzzam-Tazelendi tabı alem herkesin bak şevki var Isfahan-Canda hasiyyet mi var sevdayı canan olmasa Isfahan-Düşme ey aşık hayale yağma yok Isfahan-Ey tiri cefa didei mestanıma değme Isfahan-Gel ey ruhi revan melek simatım Isfahan-Kim demiş aklın alan Isfahan-Ol goncayı görmeyeli hayli zamandır Isfahan-Rahatım yok bu dili şeydadan Isfahan-Severim çaresiz ey mah seni Isfahan-Vazgeçmez mi sine ahu zardan Karcığar-Aşkı pürhan edemem nelevu efgandır Karcığar-Bir goncaya bir hare nigah eyledi bülbül Karcığar-Bu yosmalık değişir bu çağ değişir Karcığar-Dağda tavşanlar geziyor Karcığar-Dinle aklın var ise piri müganın pendini Karcığar-Ey güzel gözlü şirin sözlü güzel Karcığar-Gerçi kıyamam iki gözüm uykuya kansın Karcığar-Gönlümün alayısı dünyaya istiğnası var Karcığar-Gönül bezmi harab Karcığar-Her şuhu samim safada Karcığar-Kuzumun gözleri kara Karcığar-Mümkün olur mu sevmemek seni Karcığar-Rengi ruhsarın gören Karcığar-Varken gönülde bin türlü yare Karcığar-Yıkma sakın burcu penahım felek Kürdilihicazkar-Bais figanı naleme aşk ibtilasıdır Kürdilihicazkar-Berdar olalı zülfüne yar fikru hayalim Kürdilihicazkar-Bir zülfü perişana yine Kürdilihicazkar-Deşme dağı sinei suzanı Kürdilihicazkar-Dili harımı vaslını arzu eder Kürdilihicazkar-Düşermi şanına ey şehi huban Kürdilihicazkar-Eyyamı bahar oldu güzel müjdeler olsun Kürdilihicazkar-Firkatin tesiri etti canıma Kürdilihicazkar-Geçti zahmı tiri hicrin ta dili na şadıma Kürdilihicazkar-Gurub etti güneş dünya karardı Kürdilihicazkar-Güzelim hiç aramaz mı dili avare seni Kürdilihicazkar-Harabı desti gamdır gönlüm şimdi Kürdilihicazkar-Hazar erdi gülistan bahara Kürdilihicazkar-İftirakındır sebep bu nale vu feryadıma Kürdilihicazkar-Kanlar döküyor derdin ile didei giryan Kürdilihicazkar-Muntazır teşrifine hazır kayık Kürdilihicazkar-Nerdesin ey tatlı sözlü sevdiğim Kürdilihicazkar-Niçin terkeyleyip gittin a zalim Kürdilihicazkar-Sana hiç nale eser etmez mi Kürdilihicazkar-Sende acep uşşaka eziyet mi çoğaldı Kürdilihicazkar-Seyri bahara açıldı dağlar Kürdilihicazkar-Sırma saçlı yare kim haber versin Mahur-Görsen ey çeşmi felek görsen Mahur-Gösterip ağyare lutfun bizlere biganesin Mahur-Hayli demdir görmedim Mahur-Zahiri hale bakıp etme dahil bir ferdi Muhayyer-Deva yokmuş neden bimarı aşka Muhayyer-Ey ateşi gam bağrımı Muhayyer-Gam dideleriz saki sun bir dolu kab olsun Muhayyer-Hadi dilden kime şekva edeyim Muhayyer-Humarı yok bozulmaz meclisi meyhanei aşkın Muhayyer-İltimas etmeye yare varınız Muhayyer-Kim olur zor ile maksuduna Muhayyer-Meyhane tarabgahı Muhayyer-Niçin mahsun bakarsın Muhayyersünbüle-Açılmamış bir gonce ter Müstear-Güzel görsem yanar sabru kararım Neveser-Bahar erdi yeşillendi çemenler Nihavend-Ahteri düşkün garibi aşıkı avareyim Nihavend-Aşk ateşi sinemde yine şule feşandır Nihavend-Bakmıyor çeşmi siyah Nihavend-Ben buyi vefa bekler iken suyi çemenden Nihavend-Benim gönlüm kaldı sende Nihavend-Bülbülü dem beste etti nale vu feryadı dil Nihavend-Çözülme zülfüne ey dil ruba dil bağlayanlardan Nihavend-Culus etti şehinşahı keremkar Nihavend-Dün gece rüyada gördüm Nihavend-Ey mehi Yusuf siyem ruzigar Nihavend-Gahi gönül firakın ile derd nak olur Nihavend-Mahzun ise dil anda safa cilveger olmaz Nihavend-Meyler süzülsün meydane gelsin Nihavend-Nadidei hüsnü mümtaz Nihavend-Neden ta subh olunca aşk barım Nihavend-Nevbaharı dilsitansın sevdiğim Nihavend-Ruyinden at nikabı Nihavend-Şarab iç gülfeminde gül açılsın Nihavend-Söyle nedir baisi zarın gönül Nihavend-Taki elemi felekle ülfet Nihavend-Tarife gelir mi zülfi siyahı Nihavend-Uyur daim uyanmazdı benim Nihavend-Vücud ikiminin sultanı sensin Nihavend-Yadigar kaldı dilde bana bu ah Nikriz-Dağlar yarimi gördün mü Rast-Aşık oldur kim kılar canın feda Rast-Çeşmi mahmurun sebebtir nale vu feryadıma Rast-Ehli dil isen kendine zevkeyle cefayı Rast-Esti nesimi nevbahar Rast-Ey gülnihali işve baz Rast-Hatırımdan çıkmaz asla ahdü peymanın senin Rast-Mukedder derdi peyderpeyle şimdi Rast-Neyledi gör bana ol mahı mehi Rast-Seylu ateşden emin olmaz yapılmış haneler Rast-Vatan şarkısı Rast-Vuslatından gayri el çektim yeter ey bifa Saba-Cihan gözümde yok hayli zamandır Saba-Dilberan ahdi vefayı unuturlar Saba-Haberin var mı saba kaküli cananımdan Saba-Nigahı mestine canlar dayanmaz Saba-Söyle sen kastın nedir aya bana Sabazemzeme-Aşkınla düştüm ateşe Sabazemzeme-Gönül bilmezmisin ol şivesazı Sabazemzeme-Kabul eyle sanadır arzı halim Sabazemzeme-Neşe mendim sunma lutf et sakıya peymaneyi Sabazemzeme-Yareledi yarim dili zarımı Segah-Bülbül yetişir bağrımı hun etti figanın Segah-Düştü dildar ile firkat areye Segah-Feryadımı gördükçe benim ey güli rana Segah-Her kimde var aşk iptilası Segah-Olmaz ilaç sinei sad pareme Segah-Sadri cümle mürselin sensin Segah-Saki bu safa haneyi baki mi sanırsın Segahmaye-Gördüğüm şeb bağrımı hun eyledin Suzinak-Akıl ermez şu feleğin oynu çok Suzinak-Alınca gönlümü mihri cemali Suzinak-Başladın ağyar ile ünsiyyete Suzinak-Beni bizar ederken serzenişler Suzinak-Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı Suzinak-Bir dil ki esir gam olur Suzinak-Çekme elemi derdini bu dehri fenanın Suzinak-Cevretme bana böyle Suzinak-Damı hüsnü yarimin özge şikarıdır gönül Suzinak-Edemem kimseye halim şikayet Suzinak-Eski halini hiç göremem Suzinak-Gözümden gitmiyor bir dem hayali Suzinak-Hüsnü alemini tuttu senin şöhreti şanın Suzinak-Meclis bezendi sun bade saki Suzinak-Pabusuna ermek üzre ey yar Suzinak-Suzinak etme beni ey mehveşim Suzinak-Uslanmadı hala emeli bitmedi gönlüm Suzinak-Yandım o güzel gözlere Suzinak-Yine murgi seher avazelendi Şehnaz-Rubude oldu sim tene gönlüm Tahir-Kat idup gerdeni gerdandan emel zincirin Uşşak-Akibet-bezdirdi benden Uşşak-Baht uyansa habe varsa didei bidarımız Uşşak-Baştan başa isterse cihan güllerle donansın Uşşak-Bir melek sima peri gördüm der i meyhanede Uşşak-Derdinle senin ey güli nevreste nihalim Uşşak-Ey şuhi cefa pişe bırak vazı cefayı Uşşak-Gönlümün baisi giryanlığı Uşşak İlahi-Allah adın dillerde Uşşak-Meyhane mi bu bezmi tarab hanei cem mi Uşşak-Meyhaneyi seyrettim Uşşak-Olmaz dilim elemden Uşşak-Pare pare oldu sinem Uşşak-Saki içelim cam ı musaffayı keremden Uşşak-Saki yetişir uyan aman gel Uşşak-Usandım ağlayıp ah eylemekten Uşşak-Yandım bilerek çaresi yok
 

Hasan Hüsnü Eren

Hasan Akkuş

  1. Konular

    1. 1.284.248
  2. Mesajlar

    1. 1.670.699
  3. Kullanıcılar

    1. 33.204
  4. Son üye

Geri
Üst Alt