Puan
113
Çözümler
4
- Konum
- Adana
- Mesajlar
- 342.539
- Katılım
- 27 Aralık 2022
- Çözümler
- 4
- Tepkime puanı
- 64
- Yaş
- 37
- Puan
- 113
- Web sitesi
- forumdaslar.com
- Tuttuğu Takım
-
Beşiktaş
- Meslek
- Webmaster
- @FORUMDASLAR
Gevheri Biyografisi
17. yüzyılın önde gelen saz şairleri arasında sayılır.
Gevheri, hayatı hakkında pek fazla bilgi yoktur. 17. yüzyılın ortalarında doğmuştur. Kırımlı olduğu sanılmaktadır. Bir şiirindeki "Bir kemter kulundur Garip Mehemmed" dizesinden adının "Mehmed" olduğu anlaşılmaktadır. Medrese eğitimi almıştır. Aruz ve hece ölçüsü ile şiirler yazmıştır.
Musiki ile de ilgilenmiş olan Gevheri'nin kenakam vardır. Aruz ile yazdığı şiirlerinde başta Fuzuli olmak üzere klasik şairlerimizin tesiri görülür. Gevheri, hece ile koşmalar, türküler, türkmaniler, aruzla divan ve müstezatlar yazmıştır.
Gevheri,1700 yılında ölen ozan ve hattat Bahri Paşa'nın divan kâtipliğini yaptı. Osmanlı imparatorluğunun İstanbul ve Bursa gibi diğer büyük şehirlerinde de divan kâtiplikleri yaptı.
Saz şâirleri onu Kırımlı sayarlar. Şiirlerinden yurt içinde çok gezdiği, Şam, Arabistan ve Rumeli'de bulunduğu anlaşılmaktadır. Bir süre Şam ile Bağdat'ta devlet görevlisi olarak görev yaptı.
Gevheri'nin medrese bitirmiş, katiplik yapacak düzeyde eğitimli Daha çok İstanbul'da yaşayan, zaman zaman görevleri gereği ülkenin çeşitli yerlerine gidip gelen bir halk ozanı olduğu anlaşılır. Onun gezgin bir h çok İstanbul'da yaşadığı anlaşılır.
IV. Mehmet'in Avusturya seferleri için 1663-1683 başarı dileklerinde bulunan şiirler yazmış, bir ara Rumeli'ye de geçmiş, Eğri kalesinde şehit olan Alay beyi büyükbabası Ahmet Ağa'ya bir mersiye yazmıştır.
Gevherî asıl gücünü heceyle söylediği şiirlerde göstermiştir. Bu şiirlerinde; halktan alınmış deyişler, duyuşlar, mecazlar dikkati çekmektedir. Konuşma dilini çok usta bir şekilde kullanmıştır. Bâzı şiirlerindeki hitaplar, onun asker bir şâir olduğu intibâını da vermektedir.
Gevheri'nin uzun bir yaşamı olduğu anlaşılıyor. Bir şiirinde verdiği " sene bin yüz elli yazıldı tarih " dizesinden Miladi 1737 yılında yaşadığı, ancak çok yaşlı olduğu ileri sürülmektedir.
Gevheri'nin 1737 yılında öldüğü tahmin edilmektedir.
Gevheri'nin şiirlerini ilk defa 1928 yılında edebiyat tarihçisi Sadettin Nüzhet Ergun derledi. Sonra 1958 yılında Yazar Mehmet Halit Bayrı "Gevherî- Hayâtı ve Eserleri" adı ile bir kitap yayımladı. Son ve mükemmel kitap araştırmacı yazar Şükrü Elçin tarafından 1987 yılında yayınlandı.
Şiirlerinden Örnek : Cemalin bağında seyran eyledim Bülbül sesi, gonca sesi, gül sesi Gûşume dokundu, ihsana geldim Ayva sesi, turunç sesi, nar sesi.
Sende ne halet var, ey peri sanem! Gönül verir sana her gören âdem Kâkülünden gelir gûşume her dem Zenci sesi, Mansur sesi, dâr sesi.
Dost ele alınca tir-ü kemanı Gör nice eyledi divane beni Gördüm âşıkların, tutulmuş cihanı Efgan sesi, girye sesi, zil sesi.
Gevheri, gözyaşım döndü ırmağa Yine minnet düştü elden ayağa Beni Mecnun edip düşürdü dağa Ahu sesi, maral sesi, yâr sesi.
——————————–
Ne kaçarsın benden ey yüzü mâhım Seni seven var mı benden ziyâde Rûz u şeb durmayıp alırsın âhım Âşıkım ağlatma bundan ziyâde
Gece gündüz bir visâle ermedim Bülbül olup gonce gülün dermedim Bu cefâlar nedir ben de bilmedim Var mı ki bir zâlim senden ziyâde
Söyle muradını ben de bileyim İnsaf eyle çok ağlattın güleyim Kabul eyle sözüm kurban olayım Haddim yoktur sana bundan ziyâde
Hercâisin gonce gülüm kokulmaz Geçer gider hatırcığım sorulmaz Der Gevherî mâh yüzüne bakılmaz Yakar hüsnün beni nârdan ziyâde
————————————
Ey Efendim, bana meylin var ise Muhabbetin benim ile yâr olsun Eğer senden gayri güzel seversem Bülbül gibi işim ah ü zar olsun.
Ta'n eyleyip niçin eli kınarım Yâd elinden giryan olup yanarım Pervaneyim, dost şem'ine dönerim Gam değildir, ko meskenim nâr olsun.
Tamahım yok bu dünyanın malına Atlasına, dibâsına, şalına Ben de Mecnun gibi dostun yoluna Terkettiğim namus ile ar olsun.
Gevheri der fırsat gitti elimden Anın için korkum yoktur ölümden Kim cüda kıldıysa beni gülümden Bencileyin gonceleri hâr olsun
17. yüzyılın önde gelen saz şairleri arasında sayılır.
Gevheri, hayatı hakkında pek fazla bilgi yoktur. 17. yüzyılın ortalarında doğmuştur. Kırımlı olduğu sanılmaktadır. Bir şiirindeki "Bir kemter kulundur Garip Mehemmed" dizesinden adının "Mehmed" olduğu anlaşılmaktadır. Medrese eğitimi almıştır. Aruz ve hece ölçüsü ile şiirler yazmıştır.
Musiki ile de ilgilenmiş olan Gevheri'nin kenakam vardır. Aruz ile yazdığı şiirlerinde başta Fuzuli olmak üzere klasik şairlerimizin tesiri görülür. Gevheri, hece ile koşmalar, türküler, türkmaniler, aruzla divan ve müstezatlar yazmıştır.
Gevheri,1700 yılında ölen ozan ve hattat Bahri Paşa'nın divan kâtipliğini yaptı. Osmanlı imparatorluğunun İstanbul ve Bursa gibi diğer büyük şehirlerinde de divan kâtiplikleri yaptı.
Saz şâirleri onu Kırımlı sayarlar. Şiirlerinden yurt içinde çok gezdiği, Şam, Arabistan ve Rumeli'de bulunduğu anlaşılmaktadır. Bir süre Şam ile Bağdat'ta devlet görevlisi olarak görev yaptı.
Gevheri'nin medrese bitirmiş, katiplik yapacak düzeyde eğitimli Daha çok İstanbul'da yaşayan, zaman zaman görevleri gereği ülkenin çeşitli yerlerine gidip gelen bir halk ozanı olduğu anlaşılır. Onun gezgin bir h çok İstanbul'da yaşadığı anlaşılır.
IV. Mehmet'in Avusturya seferleri için 1663-1683 başarı dileklerinde bulunan şiirler yazmış, bir ara Rumeli'ye de geçmiş, Eğri kalesinde şehit olan Alay beyi büyükbabası Ahmet Ağa'ya bir mersiye yazmıştır.
Gevherî asıl gücünü heceyle söylediği şiirlerde göstermiştir. Bu şiirlerinde; halktan alınmış deyişler, duyuşlar, mecazlar dikkati çekmektedir. Konuşma dilini çok usta bir şekilde kullanmıştır. Bâzı şiirlerindeki hitaplar, onun asker bir şâir olduğu intibâını da vermektedir.
Gevheri'nin uzun bir yaşamı olduğu anlaşılıyor. Bir şiirinde verdiği " sene bin yüz elli yazıldı tarih " dizesinden Miladi 1737 yılında yaşadığı, ancak çok yaşlı olduğu ileri sürülmektedir.
Gevheri'nin 1737 yılında öldüğü tahmin edilmektedir.
Gevheri'nin şiirlerini ilk defa 1928 yılında edebiyat tarihçisi Sadettin Nüzhet Ergun derledi. Sonra 1958 yılında Yazar Mehmet Halit Bayrı "Gevherî- Hayâtı ve Eserleri" adı ile bir kitap yayımladı. Son ve mükemmel kitap araştırmacı yazar Şükrü Elçin tarafından 1987 yılında yayınlandı.
Şiirlerinden Örnek : Cemalin bağında seyran eyledim Bülbül sesi, gonca sesi, gül sesi Gûşume dokundu, ihsana geldim Ayva sesi, turunç sesi, nar sesi.
Sende ne halet var, ey peri sanem! Gönül verir sana her gören âdem Kâkülünden gelir gûşume her dem Zenci sesi, Mansur sesi, dâr sesi.
Dost ele alınca tir-ü kemanı Gör nice eyledi divane beni Gördüm âşıkların, tutulmuş cihanı Efgan sesi, girye sesi, zil sesi.
Gevheri, gözyaşım döndü ırmağa Yine minnet düştü elden ayağa Beni Mecnun edip düşürdü dağa Ahu sesi, maral sesi, yâr sesi.
——————————–
Ne kaçarsın benden ey yüzü mâhım Seni seven var mı benden ziyâde Rûz u şeb durmayıp alırsın âhım Âşıkım ağlatma bundan ziyâde
Gece gündüz bir visâle ermedim Bülbül olup gonce gülün dermedim Bu cefâlar nedir ben de bilmedim Var mı ki bir zâlim senden ziyâde
Söyle muradını ben de bileyim İnsaf eyle çok ağlattın güleyim Kabul eyle sözüm kurban olayım Haddim yoktur sana bundan ziyâde
Hercâisin gonce gülüm kokulmaz Geçer gider hatırcığım sorulmaz Der Gevherî mâh yüzüne bakılmaz Yakar hüsnün beni nârdan ziyâde
————————————
Ey Efendim, bana meylin var ise Muhabbetin benim ile yâr olsun Eğer senden gayri güzel seversem Bülbül gibi işim ah ü zar olsun.
Ta'n eyleyip niçin eli kınarım Yâd elinden giryan olup yanarım Pervaneyim, dost şem'ine dönerim Gam değildir, ko meskenim nâr olsun.
Tamahım yok bu dünyanın malına Atlasına, dibâsına, şalına Ben de Mecnun gibi dostun yoluna Terkettiğim namus ile ar olsun.
Gevheri der fırsat gitti elimden Anın için korkum yoktur ölümden Kim cüda kıldıysa beni gülümden Bencileyin gonceleri hâr olsun