Son Konular

DÜĞÜNLER

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan SoruCevap
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
S

SoruCevap

"Dertsiz düğün" denilen sünnet düğünü nü organize eden tek bir aile vardır. Diğer düğün

dillendirilmese de biraz "dertli ve acılıdır. İki bambaşka kültürden gelen ailenin bir araya gelip, hısım

olması çok kolay değildir.

En eskiden köy düğünlerinde, bahçeye kurulan kazanlarda, keşkek, çorba, et, pilav, hoşaf köyün ileri

gelen kadınlarınca pişirilir. "Uzaktan hoş gelen davulun sesi" kız evinin canını yakar. Çok küçük yaşta

evlendirilen kız çocuğu "ele karışırdı, derde karışılırdı" şimdikilerdeki takı töreninin yerinde "bu

halasından, bu kaynanasından diyerek atkı töreni vardı." Açık havada bir ağaçtan, evin bir direğine

bağlanmış urgan ipin üzerine gelen hediyelik kumaşlar ve eşyalar asılır, tören bitince bir çarşafla

bohçalanır, damat evine taşınırdı. Gelin damat ortaya çıkınca takı töreninin yanında gelinin damat

üzerine para da takılırdı ilk çocukluk anılarım bunlar. Düğüne davetsiz simit gazoz satanlar gelirdi.

Davetiye yerine de "oku" diye adlandırılan şeker dağıtılır, düğün zamanı ağızdan söylenirdi. Yemekli

eğlenceli düğünler 3 gün sürer "gelin alma merasimi" ile biterdi.

Yarım yüzyıllık ömrümde hayatın her alanında ki değişiklikler gibi evlilik biçimleri de değişti. Kimi

kırda, kimi teknede, kimi kapalı düğün salonunda, kimi devletin nikah dairesinde, kimi sualtında, kimi

de uçan balonda evleniyor. Amaa yukarıda ki köy düğününde kurulduğu gibi mezara kadar evlilikler

yok.

Eskiden aileler müzakere eder, mutabık kalırlardı, sözlü sözsüz anlaşmalar kurulurdu ve aileler hısım-

akraba olurdu. Kendini akıllı zanneden insanoğlu pek çok defa saçmalar da çok seneler sonra pişman

olur bazen, işte böyle durumlarda, onayı alınmış geniş aile duruma müdahil olur, incir çekirdeğini

doldurmayacak kadar küçük sebeplerle aileler parçalanmaz ve çocuklar öksüz kalmazdı.

Eski törenlerle gelin edilen başka kapıya yollanan kız çocuğu, anne olduktan sonra söz sahibi olarak,

kaynana olduktan sonra "aile reisi" olarak geçmişin acısını çıkartırdı.

Şimdi ise özgür, güçlü, çalışan cumhuriyet kızımız "hayat müşterektir" diyerek, her türlü masrafı

bölüşerek evlenir. Adları "ucuz gelin" olur.

Milyon yıldır oluşmuş evlenme kültürü, düğünler ve masraf paylaşımı da, son 50 yılda hızla değişime

uğradı ve dertli düğünlerdeki kavga oranı arttı.

Nişan ve evlilik hazırlıkları iyice bireyselleşip kültürden kopunca, yada kültürler arası büyük farklılıklar

sebebi ile kavgalar arttı. Gençlerin birbirini bulduğu durumlarda, ailelerin birbirlerini onaylamadıkları

hallerde ise gençlerin psikolojik yükü iyice arttı. Birbirlerini ikna etmeleri yanında, ailelerini de belli bir

noktada birleştirmeye çalışmaları onları yordu, ayrılma oranları arttı.

Eş terapilerinde görürüz ki kavganın başlangıcı düğüne özellikle gelinliğe dayanır. Sonra takılar sonra

düğün yapılan yerin seçimi ile devam eder,gider. Geniş aileleri bir araya getiren, ölümden önceki en

iyi sebep düğünlerin mutluluğu bir hiç uğruna feda edilir. Çözüm yine büyüklere düşüyor, gençlerde

"her şeyi sadece ben bilirim, ben şu okulu derece ile bitirdim" derlerse eğer yanılırlar.
 
S

Özgül Öğrenme Bozukluğu

S

YİNE Mİ KİLO ALIYORUM!

  1. Konular

    1. 1.284.248
  2. Mesajlar

    1. 1.670.706
  3. Kullanıcılar

    1. 33.204
  4. Son üye

Geri
Üst Alt