Son Konular

Cenab Ozankan

ZeberusZeberus is verified member.

(¯´•._.• Webmaster •._.•´¯)
Yönetici
Webmaster
Puan 113
Çözümler 4
gazeteci, yazar , şair
14 Ekim 2005 tarihinde vefat etti. Ozankan'ın cenazesi, 15 Ekim 2005 tarihinde Şişli Camii'nde kılınan namazdan sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Cenab Ozankan'ın Şiirleri
ÇADIRDAN GELEN IŞIK
Bir dere önüne kurulmuş Başkumandan Paşa'mın çadırı Büyük taarruzun arifesinde. Gece perde çekmiş her yöne Bırakmaz dağı, taşı görmeğe Doyunca. Paşam'ın çadırında bir ışık; hafifçe Paşam'ın çadırında bir umut, Paşamda bir kutsal düşünce… Zafer yakın, şehadet bol, Gazilik çok İsteyince… Bir gizli elden dökülür şehadet, Paşam'ın adı dökülür Besmelelerin ardı sıra Sessiz türküler dolanır dillerde. Asker hazır Bir uzun yolculuğa Gayri bir güzel düş, sıla… Ne kıymeti var, hemşerim! Cennet yolu açılacak Şafakla…
KOCATEPE
"Yalnız yıldızlar biliyordu Sırrımızı, Gece katılmak istiyordu Zaferimize, Olanca karanlığiyle Dolmuştu gözlerimize. Bayıra tırmanıyorduk: Önde neferler Elinde fener, Sonra bir büyük asker Ve ardında bizler… Taşlarda kayıyorduk, Ayak ucumuzda Kayboluyordu ışık. Zaferin bir ucu seher, Bir ucu gruptu, Yükseliyordu Kocatepe'ye "Mustafa Kemal" adlı ordu.
ORDULARA BEDEL
"26 Ağustos şafağı… Başladı toplarımız Ateş püskürmeğe erkekçe, Kabus gibi düşmana çöktük Altıyı çeyrek geçe… Biz orada Bir bölüktük ama Çok vardı döşeğe yatarcasına Toprağa uzanmamıza… Yüzbaşı Agah 36 ncı Alayın 6 ncı Bölük kumandanı… Babaydı, anaydı, herşeydi. "Yılmayın evlatlar Ardımızda taburlar Fırka fırka kardeş var" dedi… Üç takımla ilerledik Doğrusunu sorarsan Üç manga bile değildik… Agah koptu yerinden Ve yıkıldı birden Yıldırım yemiş çınar gibi… Kurşun yağıyordu Rahmet misali… Yüzbaşının kanlı eli Birden açılıverdi, "İntikam intikam! Bölüğe selam, Bakmayın dağa taşa Başımızda ordulara bedel Mustafa Kemal Paşa…"
YİĞİDİ BIRAKMAYAN HAYAL
Bir gruptu ki, kandan ateşten 26 Ağustos'un ardından gelen; Bir kutsal düşüncenin ağırlığını yüklü Gazi Başkumandan iniyordu Kocatepe'den yavaş yavaş Alnında şafak aydınlığıyla Bir resim gibi doldu gözlerime Ve büyüdü, büyüdü Taştı gövdesinden bir yiğidin. Kendinde değildi gayri, Geçti içinden bir dilek Yaşamak ne, bir hiçti ölmek… Ertesi günün öğlesinde Yaralı, sağlam İlerliyorduk ölümün eşiğinde, Mermi geliyordu karşıdan, Bir o kadar da bizden. Bayırlar sarsıldığı vakit "Allah! Allah!"sesimizden Yanımda belirdi o kahraman Gördüm bir anda yıktığını üç kişiyi Lakin düşünce bir obüs Uçtu yanımdan ta öteye Bir eli düşmanın boğazında Öbürü süngü kabzasında… Garip! Gözlerindeki manzara aynı: Gazi Başkumandan tepeden indi, Büyüdü büyüdü, Adım adım Ve taştı bedeninden yiğidin, Söyledi künyesini Yazık, iyice duyamadım…"
BELENTEPE ŞENLİKLERİ
"Öyle bir koşuştu ki; ölmezliğe Kaynar havaydı göğüslere dolan Alevlerdi; keskin acı ve bıçkın, 23 üncü Fırka hücumdaydı. Zafer yeriydi Bir nefeslik yakın… Topçu ateşiyle dalların yandığı an, Yükselen birşeydi büyük, Göklere yükselen duman duman… Kutsal duygularla Doluydu benlikleri, Cansız gövdelerin, Yamaçlara bırakıldığı an Belentepe'den genişliyordu, Bayram şenlikleri… Varan çoktu tepenin ardına Toprakta kalanlar ise sıra sıra Hasan, Ali, Ramazan'dı Kömürden birer hatıra…"
TINAZTEPE'DE SOLUK
"26 Ağustos günü Çığ gibiydi 57 nci Alay Yayılıyordu ovalarca uğultu, Parlıyordu çubuk çubuk alevler Süngü uçlarında, Cümbüşü sürüyordu ölümün, Kabza eriyordu yiğit avuçlarında. Yayılıyordu tekrar tekrar Ovalar dolusu Allah adı, Devşiriyrduk zaferin ilk meyvelerini. Tınaztepe yaklaşıyordu bize; Etekten doruga kadar kırmızı Gördük kendimizi yamaçlarında canlı Bir derin solukla saldırmak için Kestik usulca hızımızı…"
ÇİĞİLTEPE
"İnatla dayandı düşman Yerden bitercesine çoğala çoğala, Mermiyle vur, Dipçikle vur, Tükenmez gavur oğlu gavur N'edersin tez alamadık Çiğiltepe'yi, Şehit verdik Yiğit Reşat Beyi, Tövbe ettik yaşamaya… Daha gidecek can varmış helalinden, Kader bu ya… Gün ışığında karardı benzimiz Vıcık vıcık gömleğimiz Kan akar her damardan. Sonunda Söktük hepsini topraktan Yalın ellerimizle, Gözyaşımızda parladı Çiğiltepe, Bir nur… İnanmıştık, şehitler ile Mustafa Kemal Paşa Bizi korur…"
MEÇHUL ASKER
"Çakıl Tepe'ye Bir "hey!"lik ötedeydik… Mermiler geçiyordu Burnumuzun dibinden vızır vızır. Bir alaydık hücuma hazır… Belaydı düşman topçuları başımıza bela. Lakin bir de bizi sorsana: Bir anda fışkırdık yerden, Olanca hıncımızla. Düştük ardlarına Kanlı vücutlarımızla. Yağıyorduk üzerlerine, Her birimiz birer gülle, Uçuyorduk düşmana kuş hafifliğiyle… Tükendi mermilerimiz Ölümü yanımızda bulduk Dipçiklerle boğuştuk. Helalleştik. Öldük, Karakayalar'da abideleştik…"
YENİ CİHANIN EŞİĞİNDE
"Cılız bir lamba ışığında doğar memleket, Mustafa Kemal Paşa'mın şavkı gezer harita üzerinde. Başkumandanlık savaşı ha başladı ha başlar, Afyon ve Dumlupınar tepelerinde. Yiğitler Dağ dağ; Zafer kolay candan vazgeçince. Şehadet yaşamaktan büyük, İnanç dolu gövdelerde, Bir yeni cihan herkese kaderince…"
KADERDE ÖLÜMSÜZLÜK VARMIŞ
"11 inci Fırka… 126 ncı Alayın 6 ncı Bölüğünden bir manga, Nasıl da atılıyordu batıya Havayı bir solukta tüketircesine… Düşman makinelisi yağıyordu Ölüm yakınmış, uzakmış, Bakan yoktu incesine, Toprak adım adım uzuyordu… Bir hamle daha yapınca bizim manga, Yağdı yeniden zehir sağanak Yapıştı Mehmetçikler, Zevkini yitirdi yaşamak. Baktı Gazi Başkumandan; Bir manga yatmış yere, Avını bekler gibi pusuda… Dedi: İlerlesin bu manga!" Lakin bir el topraktan uzamış; Koskoca, Yapışmış mangaya sıkıca… Yiğitler ki emelleri dağılmış, Güzel uyanıklığın acı düşlerinden Dirildiler Gazinin gözlerinde yeniden, Deyince "Meçhul asker yeri burası!" Kımıldadı birşeyler taştan, ışıdı Adatepe-Çal arası, Baaşladı manga yaşamaya Canlı cansız bir katar Aktı gitti batıya batıya…
ÖLÜM BEDENLERİNDE ERİDİ
"Düşman çember içindeydi, Yolladı Fevzi Paşa'yı 11 nci Orduya Gazi Başkumandan, Ve birden belirdi, Kemalettin Sami Paşa'nın yanında, Girdi ateş hattına pervasızca Gözleri çakmak çakmak Alevler içinde Çal köyüne bakarak… Dedi: "Zafer doğmalı, güneş batmadan." 11 inci Fırka kahramanları saldırdı Düşman yönüne, Hem ıslak hem sıcak Bir allıktı tenleri sıvayan Ve ahretin eşiği uzadıkça uzadı Canların göğüslerden koptuğu an. Ardından erişti, Gazi Paşa'nın bir emri daha Göklerden iner gibi: "Piyade ileri, topçular ileri!" Kim bakarda mevziye, rütbeye gayri, Sürdü atını Avcı hattına Derviş Bey, Tepeler yürüdü sanki hey. Elsiz, ayaksız… Mehmetler kurşundan külçe Ölüm ne ki? Bedenlerinde eridikçe…"
SON HÜCUM
"Bitişi geldiği vakit İzmir'e çıkış macerasının, Mustafa Kemal Paşa'm Süzüldü ateş içine Sanki gerçek değil efsane… Toprak kaynıyordu için için Yiğitler bir masal aleminde Süngülüyor, dipçikliyordu İçinde bir engin hıncın ve sevincin Kimi tek atılışla Aşıyordu tel örgüsünü, Varıyordu kafir siperlerine Kaya gibi çökercesine, Berikinin kaplıyordu kan göğsünü, Benzi sarı, kara, mor Yaşamak kolay, Ölmek zor, Şehadet nazlıydı bazı kere Ve hepsi atılıyordu zafere, Barut burunlarında Burcu burcu Evvel Allah Ada Tepe'de Bu hücum sonuncu…"
CANIMIZ UCUZ DEĞİLDİ
"Şafak şafak yandı gök Bir kızılca kıyamet bitti Kızıltaş yamaçlarıda, Şehadetin sevinci eridi Yaşamanın tadında… Yeryüzü görmedi böyle bir savaşı Makineliye karşı et Topa karşı kemik saldırışı… "Şahitti Belen Tepe, Tınaz Tepe, Hele Zafer Tepe Harman gibi savruluşumuza. Ovalar can pazarına döndü Düzlükte yitirdik kendimizi Alın terimiz aktı kanımıza, Düşman bedeninde bıraktık Kırık süngülerimizi Unuttuk gitti künyemizi… Bir işti ki; Büyük, kutsal, Vurmuş başımıza Doruklardan bir sarı ışık, Mustafa Kemal Paşa yürüyordu; Şehid, gazi karışık…"
ESERLERİ:
Kuvvay-i Milliye Kahramanları Cenab Ozankan
Kırk Halk Şairi (Hayatları ve Eserleri) [Hazırlayan: Cenab Ozankan], 1960, 195 s., 5 TL, İnkilap Kitabevi.
Türk Milli Oyunları Cenab Ozankan, Kemal Savcı
İçindekiler: Ağrı, Balıkesir,Bursa,Çorum,Diyarbakır,Ege Bölgesi,Elazığ,Erzurum, Gaziantep, Hatay,Kars, Kastamonu, Konya, Malatya, Rize, Seyhan Bölge …
 
Sorry I couldn't contact the ChatGPT think tank :(
 

Cengiz Dağcı

Cafer Özdemir

  1. Konular

    1. 1.284.249
  2. Mesajlar

    1. 1.670.717
  3. Kullanıcılar

    1. 33.209
  4. Son üye

Geri
Üst Alt